Alevi birisiyle evlenmek caiz midir?

tarih11.11.2008 01:19 — İslami İnanç,



Alevi birisiyle evlenmek caiz midir?

Alıntı:
Şii -caferi mezhebi gereklerini yerine getiren bir sözlüm var. Ailemin bu konuda mezhep ayrılığı olmasından ve alevi olduklarını düşündüğü için razı gelmiyorlar. Bu durum beni çok huzursuz ediyor. Sözlüm ve ailem arasında ikilemde kalıyorum. Sizce ne yapmalı, nasıl davranmalıyım? Bu konuda beni aydınlatabilirmisiniz?

Alıntı:
BENİM ERKEK ARKADASIM ALEVİ AAMA BEN EVLENMEK İSTİYOM ARASTIRTIM AİLESİ NAMAZINI ORUCUNU TUTUYO NORMAL BİZİM GİBİ BEN SUNİYİM.

Alıntı:
Ben bir alevi genciyim. Sitenizi tesadüfen buldum. Benim size sorum ben bir sünni kızla evlenebilirmiyim. Bir de sünniler gerçekten bize düşman mı içden yoksa baştakilermi bizle oynuyor. Hepimiz insanız Ne olursa olsun.


Müslüman bir hanım ancak müslüman bir kimse ile evlenebileceğinden önce müslümanı tanıtmamız lazımdır. Müslüman, İslâm dininin bütün kesin hükümlerini kabul edip hiç birisini reddetmeyen kimsedir. Yani namaz, oruç, zekât, hac, abdest, gusül ve benzeri emirleriyle; zina, içki, faiz ve benzeri nehiyleri kabul edip onlara inanan kimsedir. Ama zikredilen şeylerin tümünü veya bir kısmını kabul etmeyen kimse müslüman sayılmadığı gibi onunla evlenmek de caiz değildir. Evlenme vaki olduğu takdirde evlilik hayatı gayri meşrudur. Bunun adı ister sünni olsun, ister alevi olsun.

Demek ki evlenmenin ölçüsü İslâm'dır. Maalesef bugün yurt içinde veya dışında birçok müslüman hanım, durumu sormadan ve İslâm'ın hükmünü öğrenmeden müslüman olmayan kimse ile evlenir ve kendini kıyamete kadar Allah'ın lanetine müstahak eder. (Halil GÜNENÇ, Günümüz Meselelerine Fetvalar II. 119)

Bu konuda bir süreden beri sualler so*rulmakta, cevaplar beklenmektedir. Önce bir hususa işarette bulunmak istiyorum.

Biz Alevî-Sünnî ihtilafını körükleyip ayrılık gayrıhk meydana getirmeye taraftar değiliz. Birlik ve beraberlikten yanayız. İh*tilâfları körüklemekten, farklı anlayışları alevlendirip birliğimizi bozmaktan hiç kim*seye fayda gelmez, ancak hepimize zarar gelir. Bunu böyle biliyor, böyle de inanıyoruz.

Aslında bir Müslüman’ın veya bir tarikatın Hz. Ali muhabbetini meslek ve meşrebine esas almasının dinen hiçbir mahzuru yoktur. Diğer sahabelere tecâvüz etmemek, Kur'an ve Sünnet'in ışığında namazını kılmak, orucunu tutmak ve diğer sorumluluklarını yerine getirmek kaydı ile, Hz. Ali ve Ehl-i Beyt muhabbetini rehber edinmenin hiçbir mahzuru yoktur. Gerçek şu ki, Kitap ve Sünnet'i bilen ve gereği gibi yaşayan hakikî bir Alevî, ancak Allah-ü Teâlâ'yı ma'bûd olarak tanır. Kendisini, İslâmîyet’in bir ferdi olarak bilir, Peygamberimizi, en son Peygamber, Kur'ân-ı Kerîm'i de son semavî kitap kabul eder.

Bu sun’î ayrılığın ortadan kalkmasının tek yolu, Kur'an'ın ışığı altına girmek ve O'nu yegâne ölçü kabul etmektir. Nitekim Cenâb-ı Hak Kur'ân-ı Kerim'de, “Hepiniz Allah'ın ipine sımsıkı sarılınız ve ayrılmayınız.” buyurmakla, bütün Müslümanların Kur'an etrafında toplanmasını emretmektedir.

Bu anlayış içinde sualin cevabını vermeye çalışacağım.

Önce Alevîliğin ne olduğunu belirlememiz gerekir ki, hü*küm vermekte isabet edelim. Gerçekten de Alevîlik nedir? Evet, cevabını aradığımız soru budur. Alevîliğin ne olduğunu belirleyebilsek mesele biter, "Evlenmek uygundur, yahut da değildir" diye cevap verebiliriz. Ne var ki, ülkemizdeki Alevîlik anlayışı tek ve net değildir. Bazı Alevî temsilcilerinin Alevîlik anlayışları*nı dinledim Samanyolu Televizyonu'nda...

Şayet Alevîlik böyleyse dinen evlen*mek de isabetli, akraba olmakla da fayda vardır. Tanışırız, anlaşırız. Bu dedeler diyorlar ki:

- Alevilik Kur'ân'ın dışında ola*maz. Sünnetin zıddına anlaşıla*maz. Peygamber Efendimiz'in ya*şayışına ters şekilde yorumlana*maz, Alevîlik'te namaz, oruç, hac, zekât gibi dinî emirlerin hepsi de vardır ve mevcuttur. Aksini iddia edenler Alevîliği kendi maksatlarına âlet etmek isteyenler*dir. Onların oyununa gelinmemeli, Aleviliği İslâm'ın dışında göstermek isteyenlere itibar edilmemelidir...

Alevîlik böyleyse bir diyeceğimiz olmaz. Din kardeşi anlayı*şı içinde bakarız kendilerine, hatta bir kısım kusur ve noksan*larını da görmezlikten geliriz. Çünkü hepimizde vardır kusur ve amel eksikleri...

Ancak böyle değil de, alevîlik bazılarının iddia ettikleri gibi ise... Yani:

- Namaz, oruç, zekât yoksa; ibadetlerini sadece bir kalb, gönül meselesi telâkki ediyor, beş vakit namazı inkarda bulu*nuyorlarsa: Resulüllah 'ın raşid halifelerine hürmetsizliği esas alıyor, bazı tarihî olayları günümüze taşıyarak düşmanlığı canlı tutmayı düşünüyorlarsa; bilhassa farz olan guslü kabul etmi*yor, cünüblükten sonra yıkanmayı uygun bulmuyorlarsa... bunları kabul etmeyenle edenin bir arada huzurlu bir yuva kur*maları, sevgi içinde mutlu ve bahtiyar olmaları aklen mümkün olmadığı gibi naklen de uygun olmaz. Aynı kültürü paylaşanla*rın bile huzur içinde geçinmelerinde zorluk çıktığı günümüzde ayrı kültürde olanların huzur içinde mutlu bir aile hayatı sür*düreceklerini sanmak, ne derece gerçekçi olur, düşünülsün. Bunun için diyorum ki: “Alevîliği taraflar nasıl anlıyorlar, önce bunu tesbite ihtiyaç vardır!”

Kur'ân'ı kutsal kitabımız olarak esas alıyorlarsa, Kur'ân'ın mânâsının sünnette açıklandığını kabul ediyorlarsa, Resulüllah'ın ve Ehli Beytin yaşayışını Örnek biliyorlarsa aramızda temelde ayrılık yok demektir. Diğer farklılıkları hoşgörmek mümkün olabilir.

Farzları kabul eden kimse mü'mindir. Kabul etmeyen ise in*karcı konumundadır. Bunu tesbit ise, görüşüp konuşmakla mümkün olur. Görüşüp konuşmadan kestirip atmak peşin hü*kümlülük olur.

Bir mühim noktaya daha işaret etmek isterim:

Alevîliği İslâm'ın içinde yorumlayan din (kardeşimiz), dışında anlayan da (vatandaşımız)dır. Biz vatandaşımızla da karşılıklı saygı içinde yaşamak isteriz. Bu, bizim Müslü*manlığımızın da gereğidir.

Alevîlik Kur'ân'm dışında olamaz. Sünnetin zıd*dına anlaşılamaz. Peygamber Efendimiz'in ya*şayışına ters şekilde yorumlanamaz. Alevîlik'te namaz, oruç, hac, zekât gibi dinî emirlerin hepsi de vardır ve mevcuttur. Aksini iddia edenler Alevîli*ği kendi maksatlarına âlet etmek isteyenlerdir. Onla*rın oyununa gelinmemeli, Alevîliği İslâm'ın dışında gös*termek isteyenlere itibar edilmemelidir... Resûlüllah'ın damat ve kayınpederliğe lâyık bulduklarını sevmek ve saymak bizim görevimizdir.

Ahmet Şahin, Aile İlmihali, Cihan Yayınları




Bir önceki konu başlığımıza göz atmak isterseniz tıklayınız : İslam ve Kadına Verilmesi Gereken Değer




    Yorumlar...
    (Toplam 3 yorum var.)


    Sayfa: 1

    Bu yorumu gerçekten şikayet etmek istiyor musunuz ???


    Bir sebep belirtmek isterseniz alttaki kutucuğa yazabilirsiniz...




    Pencereyi Kapat...
  1. 25.10.2011 14:02
    nalan


    Misafir




    Alevi birisi ile evlenmek caiz midir? sorusu kadar cahilce ve basit bir soru görmedim hayattım boyunca ALEVİLİK ile ilgili kitap oku cem evlerimize git dedelerimizle konuş ve daha sonra ALEVİLİĞİN ne kadar yüce bir din olduğunu anlarsın...
  2. 28.04.2012 21:13


    Kayıtlı Üye
    Yorum: 2
    Forum Mesaj: 0




    Haklısın Kardeş Böyle Saçma Şeyler Düşünür Bizim Cahil Toplumumuz EVET BİZ ALEVİYİZ onların yaptığı şeylerin coğunu da onlardan iyi yaparız ve dediğin gibi GELSİNLER ÖNCE BİR İÇMİZE GİRSİNLER!!!


  3. 05.11.2012 00:25
    Mechul


    Misafir




    Hilafet olsun diye söylemiyorum fakat madem alevilikte de tüm farz-ı vacibler aynen var, o zaman neden alevilik diye bir şey var?  Bu farkı söyleyebilirseniz çok sevineceğim. Benim birçok sevdiğim alevi arkadaşım hatta sevdiğim biri de var. Öğrenmek istediğim tek şey bu fark neden var? Tşk arkadaşlar


Sayfa:1


Yorum Yazın