Öldürülmek kader midir? Cinayet Kaderde Var mıdır?

tarih11.11.2008 01:21 — İslami İnanç,



Öldürülmek kader midir? Cinayet Kaderde Var mıdır?

 

Alıntı:
Benim babam suçu olmadığı halde banyoda bıçaklanarak öldürüldü. Ben bu olayı bir türlü kaderle ile ilişkilendiremiyorum. Bu babamın kaderinde mi var dı yoksa babamın kaderini o katil mi çizdi?

Alıntı:
Öldürülen ve intihar eden kişiler eceleriyle mi ölmüş oluyorlar. Yani öldürülen veya intihar eden kişiler öldürülmeselerdi veya intihar etmeselerdi bile yine o vakitte başka bir nedenden dolayı örneğin en basit neden olan kalp kirizinden dolayı yine o tarihte ve o dakika ve saniyede ölecekler miydi? Yani öldürülen veya intihar eden kişilerin kaderinde yine o vakitte başka bir nedenden dolayı ölmek yazılı mıdır?

Sizin bu sorunuzu evet veya hayır şeklinde cevaplamak yanlış olur. Çünkü evet dersek cebriyeci olur insanın iradesini reddetmiş, hayır dersek mutezileci olur kaderi inkar etmiş oluruz. Zaten ortada bir cenaze var. Bu nedenle kısaca açıklamayı uygun görüyoruz:

Soru: "Madem filan adamın ölmesi, filan vakitte mukadderdir. Cüz'-i ihtiyarıyla tüfek atan adamın ne kabahati var, atmasaydı yine ölecekti?" sözüne karşı ne dersiniz?

Kader, sebeble müsebbebe bir taalluku var. Yani, şu müsebbeb, şu sebeble vukua gelecek. Öyle ise denilmesin ki: "Madem filan adamın ölmesi, filan vakitte mukadderdir. Cüz'-i ihtiyarıyla tüfek atan adamın ne kabahati var, atmasaydı yine ölecekti?"

Sual: Niçin denilmesin?

Elcevab: Çünki kader, onun ölmesini onun tüfeğiyle tayin etmiştir. Eğer onun tüfek atmamasını farzetsen, o vakit kaderin adem-i taallukunu farzediyorsun. O vakit ölmesini ne ile hükmedeceksin? Ya Cebrî gibi sebebe ayrı, müsebbebe ayrı birer kader tasavvur etsen veyahut Mu'tezile gibi kaderi inkâr etsen, Ehl-i Sünnet ve Cemaati bırakıp fırka-i dâlleye girersin. Öyle ise, biz ehl-i hak deriz ki: "Tüfek atmasaydı, ölmesi bizce meçhul." Cebrî der: "Atmasaydı yine ölecekti." Mu'tezile der: "Atmasaydı ölmeyecekti." ( Sözler, 467)

Yani, Cenâb-ı Hak bu âlemde hikmetiyle, her müsebbebi bir sebebe bağlamıştır. Bu hakikat, kaderin sebeble müsebbebe bir taalûk ettiği, şeklinde ifâde edilmiştir. Meselâ, bir çocuk müsebbeb, anne ve babası ise sebebdir. Cenâb-ı Hak o çocuğun yaratılmasını o anne ve babadan takdir etmiştir. işte Cebriye, sebeble müsebbebe ayrı birer kader tevehhüm etmekte, yâni ebeveyn ile çocuğu ayrı ayrı nazara almaktadır. Bunun neticesi olarak, dünyaya gelmiş bulunan bir çocuk için, madem ki onun kaderi dünyaya gelmektir. Ebeveyni olmasa da o çocuk dünyaya gelirdi, gibi hatalı bir fikre sapmaktadır.
Mu'tezile ise sebeblere te'sir vererek, ebeveyni olmasaydı o çocuk dünyaya gelmezdi, gibi yine bâtıl bir fikir ileri sürmektedir.

Ehl-i Sünnet âlimleri, Kaderin sebeble müsebbebe bir baktığını ve sebeblerin yokluğu farzedildiğinde müsebbeb için bir şey söylenemeyeceğini ifâde etmişlerdir. Yâni, yukarıdaki misâl için, eğer sözkonusu ebeveyn olmasaydı çocuk dünyaya gelir miydi? sorusuna Ehli Sünnet âlimlerinin cevabı, Ne olacağı bizce meçhuldür şeklindedir. Zira, ortada bir vak'a vardır. Sözkonusu çocuk, o ebeveynden dünyaya gelmiştir. Ebeveynin yokluğu farzedilince, çocuğun dünyaya gelip gelmeyeceğine nasıl hükmedilecektir? Cenâb-ı Hakk'ın o çocuğu bir başka ebeveynden dünyaya gönderip göndermeyeceği hakkında bir tahmin yürütülemez.

İşte, bu misâl gibi, bir adamın ateş etmesiyle diğerinin ölmesi hâdisesinde de Kader sebeble müsebbebe bir bakmaktadır. Ortada bir öldürme hâdisesi vardır ve bu hâdise daha meydana gelmeden Cenâb-ı Hak tarafından bilinmektedir. Dolayısıyla, Kader, birinin ateş etmesiyle diğerinin ölmesi, şeklindedir. Adamın ateş etmediği farzedilince, mevcut hâdisenin bir tarafı, yâni sebeb yönü, yok kabul edilmektedir. Bu durumda karşı taraf hakkında hiçbir şey söylenemez. Öldürme olayında katilin kabahati Cenâb-ı Hakk'ın yasakladığı öldürme fiiline teşebbüs etmesi ve ölüme sebeb olmasıdır.




Bir önceki konu başlığımıza göz atmak isterseniz tıklayınız : Yıldıznameye, yıldızlama baktırmak bakmak günah mıdır? caiz midir ?




    Yorumlar...
    (Toplam 7 yorum var.)


    Sayfa: 1

    Bu yorumu gerçekten şikayet etmek istiyor musunuz ???


    Bir sebep belirtmek isterseniz alttaki kutucuğa yazabilirsiniz...




    Pencereyi Kapat...
  1. 17.10.2010 13:25
    ayşe


    Misafir




    kardeşim taammüden öldürüldü ahirette mükafatı varmıdır
  2. 26.12.2010 21:12
    Oğuz


    Misafir




    Hocam iyi hoş güzelde soruyu anladım cevabı anlamadım. Neden derseniz yazılarınızda eski türkçeden veya arapçadan kelimeler bulunmakta ben cahil bir insanım bu kelimelerden anlam çıkaramıyorum sonuca varamıyorum, özür dilerim bu şekilde eleştirmek istemezdim ama beni affedin açıklamalarınızda cevaplarınızda lütfen ben gibi insanların anlayabileceği kelimeler kullanınki bu önemli meselelerde sizi bir ışık gibi görelim zaten yazılanları kendi başımıza anlayamadığımız için bu durumdayız herkesin kendine göre uyguladığı bir din olmaya başladı Muhteşem İslamiyet derdimi anlatabildiysem ne mutlu bana teşekkürler
  3. 02.07.2011 22:20
    abdullah


    Misafir




    oğuz arkadasıma katılıyorum
  4. 05.09.2011 20:18
    Tevfik Erkan


    Misafir




    Hocam bu soru hakikaten kafamı çok kurcalıyor, Allah öldürenin kaderine öldürmeyi ya da ölüme sebep olmayı yazdıysa bundan kaçınmak nafiledir anlamı çıkıyor. Mukaddes kitabımız Kuran'ı Kerim'de Maide Suresinde geçen "Kim, bir cana kıymayan veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayan bir nefsi öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur." ifadesini ne yapacağız. Kitabımız öldürmekten kaçınmamızı emrediyor, ama Allah yazdıysa yolu yok öldüreceğiz. Bu nasıl oluyor Allah rızası için aydınlatın bizi.
  5. 01.11.2011 11:45
    taha


    Misafir




    @ Tevfik Erkan: allah yazdıysa yolu yok diye bi şey yok önce sen kaderin ne olduğunu anla kader kulun yapmadan önce allahın ezeli ve ebedi ilmi ile bilmesi ve yazmasıdır yani allah seni zorlamıyor ama allah senin onu öldüreceğini biliyoır
  6. 03.11.2011 09:58
    bohemay


    Misafir




    Bir âyette Cenab-ı Allah:" Takdir ettiğimiz ölüm ânı geldiğinde ne bir an önceye alınır ne de bir an sonraya ertelenir." der. Bir başka âyette de:" Zaten bizin başımıza Allah!ın biizm için takdir ettiğinden başka bir gelmez" denilir. Herşey Allah'ın bilgisi içindedir. Zâten o yüzden ilâhtır. Ancak öldürülme konusundaki kader örgüsü içindeki tecellinin, (meydana gelişin) hikmeti bizler için kapalıdır. Bu safhayı anlayamıyoruz. Ünlü bir Kuvantum Fizik âlimi olan Feyman," bazı şeyleri anlayamayışımız insan oluşumuzdaki acizlikten kaynaklanıyor." der. Bilerek bir müslümanı öldüren kişinin ebedi olarak cehennemde kalacağını da yine Allah bir başka âyette söylüyor. Bazı meselelerin tam açıklaması bütün insanlığın idrakini aşıyor. Selam ve muhabbetler.
  7. 03.07.2012 00:06
    Cahit


    Misafir




    Ne olmussa ve ne olacaksa hem kader hem de iradedendir.kul meyleder Allah zemin hazirlar.nasipse kulun istedigi dogrultuda gercekleşir degilse zaten olmamiştir.kul verilen serbest irade ile ve edindigi hayat tecrubesiyle iyiyi kotuyu ayirir sonuclarinin farkinda ve sorumlulugundadir.

Sayfa:1


Yorum Yazın