GENEL İŞLETME Ders Notları

08.12.2008 23:14 — Aöf 1. Sınıf Dersler,

İşletme Kavramı


İşletme Bilimi, iÅŸletmeleri ilgilendiren iç ve dış olayların açıklanması, çözümlenmesi ve sistemleÅŸtirilmesinin yanında, iÅŸletmelerin toplum içindeki yerini belirleme iÅŸlevini görür. Ekonomik yaÅŸamın ve ekonomik faaliyetlerin çıkış noktası insan gereksinme ve istekleridir. İşletmelerin temel iÅŸlevi deÄŸiÅŸik boyutlardaki insan gereksinme ve isteklerinin giderilmesidir. Gereksinmelerin deÄŸiÅŸimine ve geliÅŸimine baÄŸlı olarak iÅŸletmelerin ortaya koyduÄŸu ürünler de yenilenir. İnsan gereksinmelerini giderme özelliÄŸine sahip mal ve hizmetlere ekonomik mal ve hizmetler denir. Mal ve  hizmetlerin üretimi için, emek, doÄŸa, sermaye, teknoloji ve giriÅŸimci olarak sıraladığımız üretim faktörleri bir araya getirilir. İnsan gereksinme ve isteklerini gidermeye yarayan araba, kalem, televizyon gibi somut araçlara mal denir. Mallar deÄŸiÅŸik ölçülere göre sınıflandırılır. İnsan gereksinmelerini karşılamakla birlikte, somut olmayan araçlara hizmetler diyoruz. Oteller, bankalar ya da hastaneler hizmet üreten iÅŸletmelerdir. Mal ve hizmetlerin kullanımı ile tüketim ortaya çıkar.

Mal ya da hizmetleri bireysel gereksinmeleri için alanlara son tüketici, üretim, alıp satma ya da iÅŸletme kurmak amacıyla satın alanlara endüstriyel tüketici diyoruz. Satın alma gücü bulunan bireylerin ekonomik mal ve hizmetlere karşı gösterdiÄŸi satın alma iÅŸlevi talep olarak niteleriz. İşletme kavramının yaygın olarak kullanılan tanımı iÅŸletmeyi mal ve/veya hizmet üretimi için üretim faktörlerinin bir araya getirildiÄŸi ekonomik birim olarak açıklar. Özel giriÅŸim, bireylerin devlet müdahalesi olmaksızın; kendi ekonomik çıkarları doÄŸrultusunda davrandığı sistemdir. Temel unsurları, özel mülkiyet hakkı, seçme, özgürlüÄŸü, kâr elde etme hakkı ve serbest rekabettir.

 

İşletmelerin Özellikleri


İşletmelerin amaçları, bir iÅŸletmenin ulaÅŸmak istediklerini ifade eder.Amaçlar; ne, neden. ne zaman, nasıl,hangi kapsamda, nerede yapılacak sorularına verilecek yanıtları ÅŸekillendirir. İşletmelerin baÅŸarılı olmasında ve saÄŸlıklı kararlar alınmasında temel koÅŸul, ne yapılacağının bilinmesidir. İşletmelerin genel amaçları, kâr elde etmek, topluma hizmet etmek, iÅŸletmenin varlığını sürekli kılmaktadır. İşletmelerin özel amaçları, sosyal sorumluluk, çevrecilik,kaliteli ve nitelikli bir çalışma ortamı, çalışanlara daha iyi ücret, çevre koÅŸullarına uyum,uluslar arası iliÅŸkiler vb.olarak sıralanabilir. İşletmelerin iÅŸlevlerini genel veya özel amaçları ÅŸekillendirir.


Bu iÅŸlevler iÅŸletmenin belirli bölümlerinde gerçekleÅŸtirilir. Yönetim, üretim, pazarlama, finansman, personel, muhasebe, ar-ge, halkla iliÅŸkiler, ulaÅŸtırma, depolama bunlardan baÅŸlıcalarıdır. Günümüzdeki geliÅŸmeler, iÅŸletmecilik iÅŸlevleri ve uygulamalarında yenilikleri zorunlu kılmıştır. Klasik iÅŸlevlerin yanı sıra, çaÄŸdaÅŸ, global ve rekabetçi anlayışın gerektirdiÄŸi iÅŸlevler de büyük önem kazanmıştır. İnsan kaynakları, planlama, reklam ve promosyon, eÄŸitim, kalite kontrol, uluslararası iliÅŸkiler çaÄŸdaÅŸ iÅŸletmelerde sürdürülen iÅŸlevlerden bazılarıdır. İşletmelerde, yukarıda sözü edilen iÅŸlevlerden hangilerinin uygulanacağı ya da hangileri için ayrı bölümler açılacağı; üst yönetimin yaklaşımı, üretim konusu, sektör özellikleri, iÅŸletmenin içinde bulunduÄŸu özel koÅŸullar, büyüklük gibi unsurların etkisi altında kararlaÅŸtırılır. İşletmelerin çevresini oluÅŸturan çıkar grupları ile iliÅŸkisi, onların beklentilerini karşılama ve faaliyetleri yoluyla onları etkileme biçiminde ortaya çıkar. Her iÅŸletme, çevresindeki kiÅŸi veya kurumlara karşı sorumludur. Bu sorumluluÄŸun gereÄŸi olarak bu kiÅŸi veya kurumların çeÅŸitli beklentileri ve gereksinmelerini karşılamak zorundadır.İşletmelerin çevre iliÅŸkileri ve sorumlulukları iç ve dış çevre olarak ayrılmıştır. İç çevre unsurları, iÅŸletmeyi doÄŸrudan etkileyen ve karşılığında iÅŸletme faaliyetlerinden doÄŸrudan etkilenen unsurlardır. İşletmelerin iç çevresinde yer alan temel unsurlar; sermaye sahipleri, yöneticiler ve yönetilenler yani çalışanlar ve onlardan kaynaklanan yönetim biçimi ya da örgüt kültürüdür. İşletmelerin dış çevresinde; devlet ve yasalar, tüketiciler, toplum yapısı ve kültürü, rakipler, tedarikçi iÅŸletmeler, diÄŸer iÅŸletmeler ve tüm bu unsurların bir arada oluÅŸturduÄŸu piyasa koÅŸulları yer alır.

İşletmeler birbirinden farklı yapı ve özelliklere sahiptir. İşletmelerin gruplandırılmasında geçerli olan ölçütler; mal ve hizmet türü, üretim araçlarının mülkiyeti, hukuki yapıları, ulusal kökeni, iÅŸletmeler arası anlaÅŸmalar ve diÄŸerleridir.


İşletmelerin Kuruluşu


İşletmelerin kuruluÅŸunda alınacak kararlar, yatırımın kârlılığında önemli rol oynar. İşletmelerin kuruluÅŸunda ilk olarak yatırım düÅŸüncesi oluÅŸur. Yatırımın yapılabilirliÄŸini belirlemek üzere ekonomik, teknik, finansal, yasal ve örgütsel fizibilite çalışmaları yapılır. Bu çalışmalara dayalı olarak bir ön proje oluÅŸturulur.

Ön proje, yatırıma iliÅŸkin bütün bilgilerin ayrıntılarını kapsar ve yatırım kararı için temel bir göstergedir. Proje onaylandıktan sonra kesin projeye dönüÅŸtürülür ve sonraki aÅŸamada yatırım gerçekleÅŸtirilir. Kesin üretim aÅŸamasına geçilerek, yatırım süreci tamamlanır. İşletmelerin kuruluÅŸ yeri seçimi, üzerinde titizlikle durulması gereken bir diÄŸer konudur. KuruluÅŸ yeri seçiminde dikkate alınan etkenler; hammadde, ulaÅŸtırma, pazara yakınlık, iÅŸgücü, enerji ve yakıt, su, iklim koÅŸulları, atıkların giderilmesi, özendirme önlemleri ve diÄŸer etkenlerdir.


İşletmelerin Büyümesi


İşletmelerde bazı temel amaçlar vardır. Devamlılığı saÄŸlama, kâr ve büyümedir. iÅŸletmeler çeÅŸitli nedenlerle büyümeye zorlanırlar. Bazı iÅŸletmelerin büyümenin saÄŸlayacağı yararlara karşın, getireceÄŸi sıkıntılar ve olumsuzluklar yüzünden büyümeye karşı isteksiz oldukları görülmektedir. Büyüme yaÅŸayan her canlı varlık için doÄŸal bir geliÅŸmedir. iÅŸletmeler de canlı bir organizmaya benzediÄŸine göre, kurulması ve büyüme sürecine girmesi doÄŸaldır. iÅŸletmeler çeÅŸitli nedenlerle büyümeye zorlanır. Büyüme bir iÅŸletmenin varlığı için son derece önemlidir.


Büyüme olmayan bir iÅŸletmede yaratıcı faaliyete yer verilemeyeceÄŸi için güçlü bir yönetim de olamaz. iÅŸletmelerde büyüme her yöneticinin temel düÅŸüncesi olmakta ve her fırsatta büyüme olgusunu saÄŸlamak için yollar aramasına neden olmaktadır. Büyümenin çevre , finansman , üretim ve pazarlama açısından incelenmesi söz konusudur. İşletmeler baÅŸlangıçta küçük bir iÅŸletme olarak kurulurlar. ÇoÄŸunlukla bir tek iÅŸletme olarak faaliyete baÅŸlanır ve bu iÅŸletmeler için iÅŸletme seviyesi ile ÅŸirket seviyesi aynı anlama gelir. Büyüme biçimlerinden birini seçmek için ele alınacak konulardan bazıları arasında iÅŸletmelerin mevcut durumu, iÅŸletmenin faaliyet gösterdiÄŸi endüstri alanı, üretilen mallara karşı olan talebin trendi, ekip iÅŸletmelerin büyüme modelleri ve ekonominin gidiÅŸi sayılabilir. İşletmelerde görülen en önemli büyüme çeÅŸidi iç büyümedir. iÅŸletmenin kendi kaynaklarıyla büyümesi iç büyümedir. Dış büyüme, iÅŸletmenin iç kaynakları yeterli olmadığı durumda baÅŸvurduÄŸu bir yoldur. Bazen iÅŸletmeler birleÅŸme yoluyla büyürler. Tröstler, iÅŸletmelerin birleÅŸmesinde en çok görülen örneklerinden biridir. Tröstte amaç, birleÅŸerek pazarın daha geniÅŸ bir bölümüne sahip olmaktır. Tröstte birliÄŸe giren iÅŸletmeler hukuki ve ekonomik bağımsızlıklarını kaybederler.


Konsernler tipik bir tekelleÅŸme örneÄŸidir. Konsernde amaç maliyet düÅŸürmedir. Karteller tröstlerden çok farklıdır. BirleÅŸerek tüketicilerin aleyhine çalışan ve kâr arttırmak için faaliyet gösteren birleÅŸme yoludur. Bu özelliÄŸi nedeniyle, çok liberal ülkelerde bile yasaklanmaktadır. Kartelin çeÅŸitleri arasında en baÅŸta fiyat kartelleri gelir. Burada amaç belli bir fiyatla malların kartele baÄŸlı iÅŸletmeler tarafından satılmasıdır. DiÄŸer kartel çeÅŸitleri arasında bölge karteli, miktar karteli sayılabilir. Holdinglerde tamamen bağımsızlık kaybedilmez. Bu birleÅŸmede amaç oy çokluÄŸu saÄŸlayarak bazı iÅŸletmelerin yönetimini ele geçirmektir. Farklı bir büyüme biçimi ise satın alma yoluyla büyümedir. iÅŸletmelerin pazarını geniÅŸletmek veya yeni pazarlar kazanmak amacıyla, tesisleri ve kaynakları uygun olan fakat baÅŸarılı bir ÅŸekilde çalıştırılamayan iÅŸletmelerin satın alınmasını ifade eder. iÅŸletmelerde küçülme 1980’li yıllardan sonra gündeme gelmiÅŸtir. Küçülme ile ilgili olarak, yanlış düÅŸünceler, küçülmenin iyi anlaşılmasını engellemektedir. Özellikle ülkemizde küçülme, iÅŸletmenin olumsuz koÅŸullara itildiÄŸini veya iÅŸletmenin iÅŸ asa doÄŸru gittiÄŸini anımsatıyordu.


Bu kanı, büyüme ile ilgili varsayımlardan geliyordu. Küçülme için karar verme riskli bir iÅŸtir. Küçülme birçok sorunu da beraberinde getirir. Küçülme ile iÅŸletmeler bazı beklentilerin içine girerler. Bunlar giderlerin azalması, bürokrasinin azalması, hızlı karar alma, iletiÅŸimde açıklık, giriÅŸimciliÄŸin geliÅŸimi ve verimlilikte artıştır.

İş Ahlâkı ve Toplumsal Sorumluluk (Etik-Törel Kurallar)


Etik, insanlar için neyin doÄŸru ve iyi olduÄŸunun ortaya konmasıdır. GeniÅŸ anlamda etik, herhangi bir eylemin kabul edilebilir biçimde gerçekleÅŸtirilmesini saÄŸlayan temel kurallar ya da deÄŸiÅŸkenlerdir.Etik ve yasalar her zaman için örtüÅŸmez. Kimi konularda etik ve yasalar arasında tam bir uyum vardır. Kimi konularda ise etik ve yasalar arasında farklılıklar ortaya çıkar. İşletme kararları, kimi zaman etik olmayan ama yasal bir yapıya; kimi zaman etik ama yasadışı bir yapıya; kimi zamanda hem etik olmayan hem de yasal olmayan bir yapı ya dönüÅŸebilmektedir. İşletmelerde etik açısından sorgulanacak davranışları; denetim dışı, görevde hatalı davranma, görevi kötüye kullanma, görevi bilinçli olarak sürekli kötüye kullanma olarak sıralayabiliriz.


Bu davranışların her biri, iÅŸletme için olumlu veya olumsuz sonuçlara yol açar. Toplumsal sorumluluk, toplumla iÅŸletmeler arasındaki bir toplumsal anlaÅŸmadır. Buna karşılık etik bireysel karar almayı ilgilendiren ahlâk kurallarıyla ilgilidir. İşletme etiÄŸi, bireysel kararların ahlâki kurallar ve ilkeler üzerindeki etkisiyle ilgiliyken; toplumsal sorumluluk, örgütsel kararları ve bu kararların toplum üzerindeki etkileriyle baÄŸlantılıdır. İşletmelerde etik çatışmaların nedenlerinin başında, bireysel deÄŸer yargıları ile çalışılan iÅŸin ve yaÅŸanılan toplumun deÄŸer yargıları arasındaki çatışma gelir. Ayrıca, iÅŸin özellikleri ile örgüt kültürü arasındaki çeliÅŸki etik sorunlar yaratabilir. İşletmelerde temel etik sorunları; çıkar çatışmaları, içtenlik  ve doÄŸruluk, iletiÅŸim örgütsel iliÅŸkiler konularında ortaya çıkar. KiÅŸiler kendi kiÅŸisel çıkarlarını, örgütlerin önünde tuttuÄŸunda çıkar çatışması ve etik sorunlar doÄŸar.


İşletmelerin yönetimde doÄŸruluk ve konusunda sapma olduÄŸunda etik sorunlar doÄŸar. İletiÅŸim eksikliÄŸinden ya da zamanında bilgilendirilmemekten dolayı etik sorunlar yaÅŸanabilir.Örgüt üyelerinin tüketicilere,girdi saÄŸlayanlara,astlara, üstlere ve çeÅŸitli kiÅŸileri karşı davranışlarından dolayı etik sorunlar yaÅŸanabilir. Etik davranışların denetlenmesinde çeÅŸitle teknikler geliÅŸtirilebilir. Bu amaçla stratejiler geliÅŸtirilmesinde izlenecek aÅŸamalar; örgütleme, eÅŸ güdümleme, güdüleme ve iletiÅŸim olarak sıralanabilir.


Yönetim Kavramı


Yönetim ve yönetici kavramları baÅŸkalarına iÅŸ gördürme, baÅŸkaları aracılı¤Ä± ile iÅŸi baÅŸarma ve amaçlara ulaÅŸmanın söz konusu oldu¤u her durumda kullanılmaktadır. Ailesel yönetim, siyasal yönetim ve profesyonel olarak özetlediÄŸimiz üç yönetim türü birbirinden kesin sınırlarla ayrılmış de¤ildir. Bunların üçü de bir arada bulunabilir; ama önemli olan ekonomik geliÅŸmeye paralel olarak bu türlerin etkinlik ve yaygınlık derecelerinin deÄŸiÅŸmesidir. BaÅŸkaları vasıtasıyla iÅŸ görme tanımına yani yönetime daha yakından bakarsak, bunun teknik, beÅŸeri ve kavramsal olmak üzere üç boyutu olan bir faaliyetler topluluÄŸu olduÄŸunu görürüz.


Yöneticilerin sahip olması gereken teknik yetenek; yöneticinin doÄŸrudan yönetmekle sorumlu olduÄŸu alan hakkında gerekli bilgiye sahip olmasını ifade eder. BeÅŸeri iliÅŸkiler yeteneÄŸi; insanlarla iÅŸbirliÄŸi yaparak onları çalışmaya yönlendirme yeteneÄŸidir. Kavramsal yetenek; iÅŸletmenin bütününe yönelik, politika ve stratejiler geliÅŸtirmeyi ifade eder. Yönetimin incelenmesi ise geçen yüzyılda baÅŸlamıştır. Yönetim olayına farklı yaklaşımlar klasik, neo-klasik ve modern olarak gruplanabilir. Klasik yöntemin teorisini Bilimsel Yönetim, Yönetim Süreci Yaklaşımı ve Bürokrasi olmak üzere ayrı akımlar halinde inceliyoruz.

Bilimsel yönetimde, üretim süreçlerinin plânlanması ve kontrolü; yönetsel teoride, hiyerarÅŸik yapılanma ve bürokrasi modelinde bürokratik iç etkinliÄŸe iliÅŸkin kurallar önerilmektedir. Neo klasik teori, ağırlıklı olarak insan unsuru üzerinde durur. Modern teorinin temel yaklaşımı ise, olayları sistem bakış açısı ile ve çevre etkileÅŸimi ile birlikte deÄŸerlendirmesidir

 


Yorum Yazın


Yorumları Gizle | İçeriği Gizle