Uluslararası Hazar Şiir Akşamları Başladı.
25.06.2009 15:01 — Genel, Uluslararası Hazar Åžiir AkÅŸamları programı için tıklayın...
25-28 Haziran 2009 tarihleri arasında yapılacak olan 17. Uluslar arası Hazar Åžiir AkÅŸamları etkinlikleri bu gün itibariyle baÅŸladı. Elazığ ValiliÄŸince bu yıl 17. cisi düzenlenen Hazar Åžiir AkÅŸamları ÅŸairlerin sultanı Necip Fazıl Kısakürek anısına yapılıyor.
NECİP FAZIL KISAKÜREK (1905-1983)
26 Mayıs 1905'te İstanbul'da doÄŸdu. ÇocukluÄŸu, büyük babasının İstanbul ÇemberlitaÅŸ'taki konağında geçti. İlk ve orta öÄŸrenimini Amerikan ve Fransız Kolejleri ile Bahriye Mektebi'nde (Askeri Deniz Lisesi) tamamladı. Lisedeki hocaları arasında Yahya Kemal, Ahmet Hamdi(Akseki), İbrahim Aski gibi isimler vardı. Necip Fazıl hocalarından en çok İbrahim Aski'nin etkisinde kalmıştır. Tasavvufla ilk tanışması da hocası İbrahim Aski'nin verdiÄŸi kitaplarla olmuÅŸtur.
Necip Fazıl Kısakürek, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdikten (1924) sonra, Milli EÄŸitim Bakanlığı bursu ile gönderildiÄŸi Fransa'da, Sorbonne Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde okudu. Türkiye'ye dönüÅŸünde Hollanda, Osmanlı ve İş Bankalarında müfettiÅŸ ve muhasebe müdürü olarak çalıştı. Robert Kolej, İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi, Ankara Devlet Konservatuarı, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-CoÄŸrafya Fakültesi'nde ders verdi(1939-43). Sonraki yıllarında edebiyata yönelerek fikir ve sanat çalışmaları dışında baÅŸka bir iÅŸle meÅŸgul olmadı. Necip Fazıl, annesinin arzusuyla ÅŸair olmak istedi (bunu düÅŸündüÄŸünde henüz 12 yaşındaydı) ve ilk ÅŸiirleri Yeni Mecmua'da yayımlandı. Milli Mecmua, Anadolu, Varlık ve Yeni Hayat dergilerinde çıkan ÅŸiirleriyle kendinden söz ettirmeyi baÅŸardı. Daha sonra Paris'e gitti ve dönüÅŸünde yayımladığı Örümcek Ağı ve Kaldırımlar adlı ÅŸiir kitaplarıyla edebiyat dünyasında patlama yaptı. Necip Fazıl bu eserleriyle genç yaÅŸta ÅŸöhreti yakalayarak, çaÄŸdaşı ÅŸairlerin önüne çıkmayı baÅŸardı. Edebiyat çevrelerinde hayranlık aynı zamanda heyecan uyandırdı. 1932'de Ben ve Ötesi adlı ÅŸiir kitabını çıkardığında henüz otuz yaşına basmamıştı. Necip Fazıl için 1934 yılı hayatının dönüm noktası oldu. Çünkü hayat felsefesinin deÄŸiÅŸmesine neden olan ve BeyoÄŸlu AÄŸa Camii'nde vaaz vermekte olan Abdülhakim Arvasi ile bu dönemde tanıştı. Ve bu kiÅŸiden bir daha kopmadı. Necip Fazıl'ın, üstün bir ahlak felsefesini savunduÄŸu tiyatro eserlerini birbiri ardına edebiyatımıza kazandırması bu döneme rastlar (Tohum, Para, Bir Adam Yaratmak). Necip Fazıl aralıklarla gidip uzun sürelerle kaldığı Ankara'ya üçüncü gidiÅŸinde, bazı bankaların da desteÄŸini saÄŸlayarak 14 Mart 1936'da haftalık AÄŸaç dergisini çıkarmıştır. Yazarları arasında Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Kutsi Tecer, Mustafa Sekip Tunç'un da bulunduÄŸu AÄŸaç dergisi, yeni kapanan Yakup Kadri'nin Kadro dergisi yazarları Burhan Belge, Vedat Nedim Tör, Åževket Süreyya Aydemir ve İsmail Hüsrev gibi yazarların savunduÄŸu ve dönemin etellektüellerini hayli etkilemiÅŸ bulunan materyalist ve marksizan düsüncelerine karşı spiritüalist ve idealist bir çizgi izlemiÅŸtir. Ankara'da altı sayı çıkan AÄŸaç dergisi daha sonra İstanbul'a nakledilmiÅŸ ancak fazla okur bulamadığından haftalık AÄŸaç dergisi 17'nci sayıda kapanmıştır. Necip Fazıl, 1943 yılında dinsel ve siyasal kimliÄŸi ön plana çıkan Büyük DoÄŸu adlı dergiyi çıkardı. 1978 yılına kadar aralıklarla haftalık, günlük ve aylık olarak çıkarılan Büyük DoÄŸu'da iktidarlara cephe alan Kısakürek, yazı ve yayınları yüzünden mahkemelik oldu, hapse girdi ve dergi birçok kez kapatıldı. Sultan Abdülhamit taraftarı olan Necip Fazıl giderek İslamcı kesimin önderlerinden biri oldu. AÄŸaç dergisinde olduÄŸu gibi, Büyük DoÄŸu'nun ilk sayılarında da yazar kadrosu hayli kozmopolittir. Bedri Rahmi, Sait Faik gibi yazarların imzası dergi sayfalarında görülmektedir. Ancak, Büyük DoÄŸu, dinsel bir kavga organı durumuna gelince bu yazarların bir kısmı ayrılmıştır. Necip Fazıl 1947 yılında Büyük DoÄŸu toplatılınca Kasım-Aralık ayları arasında üç sayı devam eden Borazan adlı siyasal mizah dergisini çıkarmıştır. Sık sık kapatılan veya toplatılan Büyük DoÄŸu'nun çıkmadığı dönemlerde günlük fıkra ve çesitli yazılarını Yeni İstanbul, Son Posta, Babialide Sabah, Bugün, Milli Gazete, Hergün ve Tercüman gibi gazetelerde yayımlayan Necip Fazıl, Büyük DoÄŸu'da çıkan yazılarında kendi imzası dışında AdıdeÄŸmez, Mürid, Ahmet Abdülbaki gibi takma isimler kullandı. 1962 yılından itibaren de hemen hemen tüm Anadolu ÅŸehirlerinde konferanslar verdi. Necip Fazıl, Sabır Taşı adlı oyunuyla 1947 yılında C.H.P. Piyes Yarışması Birincilik Ödülü'nü almış, doÄŸumunun 75. yıldönümünde Kültür Bakanlığı'nca "Büyük Kültür ArmaÄŸanı" ödülünü (1980) ve Türk Edebiyatı Vakfı'nca "Türkçenin YaÅŸayan En Büyük Åžairi" ünvanını almıştır. Necip Fazıl Kısakürek yazılarını yazmaya devam ederken uzun süren bir hastalık dönemi geçirdi ve sonra 25 Mayıs 1983'te Erenköy'deki evinde öldü. Fatih'te düzenlenen cenaze merasiminden sonra Eyüp sırtlarındaki (Piyer Loti'deki) kabristana defnedildi.
KALDIRIMLAR
Bir esmer kadındır ki, kaldırımlarda gece, Vecd içinde başı dik, hayalini sürükler. Simsiyah gözlerine, bir ân, gözüm deÄŸince, Yolumu bekleyen genç, haydi düÅŸ peÅŸime der. Ondan bir temas gibi rüzgar beni bürür de, Tutmak, tutmak isterim, onu göÄŸsüme alıp. Bir türlü yetiÅŸemem, fecre kadar yürür de, Heyhat, o bir ince ruh, bense etten bir kalıp.
Arkamdan bir kahkaha duysam yaralanırım; Onu bir baÅŸkasına râm oluyor sanırım, Görsem pencerelerde soyunan bir karaltı. Varsın, bugün bir acı duymasın gözyaşımdan; Bana rahat bir döÅŸek serince yerin altı,
