Close

Somut bilgiler artık Facebook'da

FİNANSAL YÖNETİM 2 DERS NOTLARI — Açıköğretim — Somut.NET

aöfMatik | Açıköğretim Kategorisi
Uygulamayı İndir
aöfMatik Nedir?

eKamp » Açıköğretim » FİNANSAL YÖNETİM 2 DERS NOTLARI... (Buradasınız)

FİNANSAL YÖNETİM 2 DERS NOTLARI



GFBİbrahim

04.04.2013 00:51

aöfMatik




Finansal Analizin Önemi ve Kullanıcıları İşletmelerde yöneticilerin birincil amacı,işletmenin piyasa değerinin en yükseğe çıkartılmasıdır. İşmetlerin finansal tablolarını kullanarak,analiz yapan diğer gruplar:

* Kredi verenler * Sendikalar * Yatırımcılar * Kamuoyu ( Araştırmacılar,Öğrenciler,sivil toplum örgütleri)

Finansal Analizde Kullanılan Finansal Tablolar: Finansal Tablolar: Finansal bilgi sistemi süreci içinde kaydedilen ve toplanan bilgilerin,belirli zaman aralıkları ile bu bilgileri kullanacak olanlara iletilmesini sağlayan araçlardır. Bilanço: Belli bir tarihte işletmenin sahip olduğu varlıkların neler olduğunu ve bunların hangi kaynaklardan sağlandığını gösteren tablodur.

Gelir Tablosu: İşletmenin belli bir döneminde elde ettiği tüm gelirler ve aynı dönemde katlandığı bütün maliyet ve giderleri ve bunların sonucunda işletmenin elde ettiği dönem net karını veya zararını kapsayan tablodur. Bağımsız denetim : Finansal analiz sonuçlarının anlamlı ve yararlı olabilmesi için finansal tablolardaki bilgilerin işletme ile bağlantısı olmayan bağımsız bir uzmanca denetlenmesine bağımsız denetim adı verilir.

Finansal Analiz Türleri Finansal analiz; *Kapsamına, *Amacına ve *Analizi yapanın kimliğine göre 3 farklı şekilde sınıflandırılır. a-Kapsamına göre:

Kapsamına göre finansal analiz statik ve dinamik olmak üzere ikiye ayrılır.

1-Statik Analiz: Belirli bir tarihte düzenlenmiş veya belirli bir döneme ait finansal tablolarda yer alan kalemler arasındaki ilişkilerin tespiti ve değerlendirilmesine yönelik analizdir.Statik analiz tek bir dönemle ilgili olarak yapılır. 2- Dinamik Analiz: İşletmelerin birbirini takip eden dönemlere ait finansal tablolarında yer alan kalemler arası ilişkinin ve bu kalemlerin zaman içerisinde göstermiş olduğu eğilimlerin belirlenmesi ve yorumlanması şeklindeki analize

DİNAMİK ANALİZ adı verilir.Dinamik analiz belli bir faaliyet dönemine ait bilgilerin geçmiş dönemlerle karşılaştırılarak değişim,eğilim ve ilişkilerinein belirlenmesi,olumlu ve olumsuz gelişmelerin görülmesini sağlar.Bu da statik analize göre dinamik analizin üstünlüğünü teşkil eder.

b-Amacına Göre : Amacına göre finansal analiz * Yönetim analizi * Yatırım analizi ve * Kredi analizi olarak üçe ayrılır.

1-Yönetim Analizi : Yönetim analizinin amacı işletme faaliyetlerinin başarısını ölçme,hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığını belirleme,olumsuz sonuçların nedenlerini araştırma,geleceğe ilişkin kararlar alma,üretim politikalarını geliştirme ,sağlıklı kararlar alarak verimliliği ve karlılığı arttırma olarak özetlenebilir.

2- Yatırım analizi: Bir işletmenin mevcut ve potansiyel hissedarları ile işletmeye uzun vadeli kaynak sağlayan ya da sağlamayı düşünen kişilerce yapılan analizdir.Analizin temel amacı,işletmenin gelecek dönemlere ait kazanma gücünü saptamaktır.

3- Kredi Analizi : İşletmenin likidite gücünü ortaya koymak ve kısa vadeli borçlarını ödeme yeteneğini saptamak amacıyla,genellikle kredi veren kuruluşlar tarafından yapılan analizdir. c – Yapanın Kimliğine göre Finansal analiz : Bu tür mali analiz : İç Analiz ve Dış analiz olarak ikiye ayrılır.

1-İç Analiz : Analizi yapan analist eğer işletme içinden bir kişi ise buna iç analiz denilir.İç analizde analizi yapacak olan kişi işletmenin dış kullanıma da açık olan bilanço ve gelir tablosu yanından işletmede mevcut diğer tüm belge ve bilgilerden yararlanır.Bu nedenle İç analizde,işletmenin karlılığı,verimliliği,ekonomik ve mali yapısı detaylı bilgilere dayanılarak ortaya konulabilir.

2- Dış Analiz : Analizi yapan kişi eğer işletme dışından bir kişi ise yapılan analize dış analiz denilir.

Dış Analizde analist işletme yönetiminin üçüncü kişilerin kullanımı amacıyla yayınlamış olduğu finansal tablolar ve bunların dip notlarında yer alan bilgilerden yararlanma yoluyla analiz yapar.Dış analizi,işletmeyle ilgisi bulunmayan satıcılar,kredi kurumları,işletmeye yatırımda bulunmak isteyen potansiyel yatırımcılar yapar. Finansal Analizde Kullanılan Teknikler : Finansal analizde kullanılan başlıca teknikler

Şunlardır : Oran Analizi Karşılaştırmalı Tablolar Analizi Yüzde Yöntemi İle analiz ( Dikey Analiz ) Eğilim Yüzdeleri yöntemi ile analiz ( Trend Analizi )

ORAN ANALİZİ: Oran analizi,Bilanço ve gelir tablosunda yer alan kalemlerin birbirine oranlanması ile yapılan analizdir. Oranlar,işletme faaliyet sonuçları ile mali durumunu değerlendirmedeki kullanış amaçları dikkate alınarak sınıflandırılırlar.Bu sınıflandırmaya göre oranlar :

Likidite Oranları Finansal Yapı ile ilgili oranlar Faaliyet Oranları Karlılık oranları Piyasa performansını değerlendirmede kullanılan oranlar olarak beş ayrı başlıkta toplanabilir

LİKİDİTE ORANLARI : Likidite oranları,işletmenin kısa vadeli borçlarını ödeme gücünü ölçmek için hesaplanır.Likidite oranları hesaplanarak,işletmenin net işletme sermayesinin yeterli olup olmadığı tespit edilmeye çalışılır.Bir işletmenin likidite oranlarının yüksek çıkması,kısa vadeli borçlarını ödemede bir sorunla karşılaşılmayacağını gösterir.

Cari Oran : Dönen Varlıklar/ Kısa vadeli borçlar Normal şartlar altında işletmenin kısa vadeli borçlarını ödeme yeteneğini ortaya koyan bir orandır.Üretim işletmeleri için genel kabul görmüş değeri 2 olarak alınmaktadır.

Fakat bazı durumlarda bu oranın 2’nin üzerinde olması yetersiz olarak kabul edilirken,bazı durumlarda da 2 ‘nin altında olması yeterli olabilmektedir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde; Uzun vadeli kredi sağlama güçlüğü olduğundan Sermaye piyasasından fon sağlama olanakları sınırlı olduğundan

Enflasyonun daima yüksek olması nedeniyle artan işletme sermayesi ihtiyacı kısa vadeli borçlarla finanse edilmeye çalışışdığından İşletmelerin öz sermayeleri yetersiz olduğundan cari oranın 1.5 sevisinde olması yeterli kabul edilir.

Likidite oranı < Asit test oranı > : Dönen varlıklar – Stoklar / Kısa vadeli yabancı kaynaklar

Dönen varlıklar içerisinde en düşük likiditeye sahip olan varlıklar stoklardır.Stoklar istenildiği zaman,istenilen fiyattan paraya çevrilemezse,vadesi gelen borçların ödenmesi sorun olabilir.Cari oran,tüm dönen varlıkları hesaplamaya dahil ettiğinden çok genel,kaba bir ölçüdür.İşetmenin likidite durumunu biraz daha hassas şekilde ölçebilmek için likidite oranı kullanılır.

Bu oranın genel kabul görmüş standardı 1’dir.Oranın 1 olarak bulunması,işletmelerin kısa vadeli yabancı kaynaklarını,olağanüstü durumlarda hazır değerleri ve süratle paraya çevrilebilen değerleriile rahatlıkla karşılayabileceğini gösterir.Ülkemizde işletmeler genellikle kısa vadeli kredilerden yrarlandıkları için bu oran 1’in altında olabilmektedir.

Nakit oranı< hassas oran >: Hazır değerler + Menkul değerler(Geçici yatırımlar ) / Kısa Vadeli Borçlar Nakit oranı para ve benzeri varlıklarla geçici yatırımların kısa vadeli yabancı kaynaklara bölünmesi suretiyle hesaplanır.

Likidite oranından daha keskin olan bir oran olan nakit oranı sektörden sektöre farklı olmakla birlikte 0.20 olması yeterli kabul edilir.Fakat diğer oranlarda olduğu gibi bu oran da ülkemizde genelde 0.20 ni altında çıkmaktadır.

FİNANSAL YAPI İLE İLGİLİ ORANLAR : Borçlanma oranı < Kaldıraç oranı > : Toplam Yabancı Kaynaklar / Pasif Toplamı Faiz Karşılama Oranı : Faiz Vergi öncesi Kar / Faiz giderleri

Diğer Oranlar : Kısa Vad.Yabancı Kay. / Pasif Toplamı Uzun Vad.Yabancı Kay./ Pasif Toplamı Duran Varlıklar / Uzun vadeli Yabancı Kaynaklar Maddi Duran varlıklar/ Öz Kaynaklar

FAALİYET ORANLARI: Faaliyet Oranları : İşletmenin sahip olduğu ve faaliyetlerini gerçekleşmede kullandığı varlıkların ne ölçüde etkin kullanıldığını tespit etmede kullanılan orandır. Stok Devir Hızı : Satışların Maliyeti / Ortalama Stok(D.başı M.M + DSMM/2) Bir işletmedeki stokların paraya çevrilebilme hızını ortaya koyan bir orandır.

Stok devir hızı,aynı zamanda,bir işletmedeki stokların dönem içerisinde kaç defa yenilendiğini de ortaya koyar.Stok devir hızı yüksek olan işletme,stoklarını süratle paraya çevrildiğinden ve satış hacmini genişlettiğinden karlılığını artırma imkanı elde edecektir.Oranın düşük olması ise,işletmenin stoklarını eritmede sorun yaşadığını,elde aşırı stok bulundurulduğunu gösterir. Alacak Devir Hızı :Kredili satışlar/Ticari Alacaklar Alacakların yılda kaç defa tahsil edildiğini gösterir. Ortalama Tahsil Süresi: 360 / Alacak devir hızı

İşletme sermayesi Devir Hızı : Net Satışlar / Dönen Varlıklar Maddi Duran Varlık Devir Hızı : Net Satışlar / Net Maddi Duran Varlıklar Öz Kaynaklar Devir Hızı : Net Satışlar / Ortalama Öz Kaynaklar

KARLILIK ORANLARI

Karlılık oranları-işletmenin faaliyetleri sonucunda ulaşılan başarıyı ölçmek,ölçülü ve yeterli bir karlılığın elde edilip,edilmediğini değerlendirmek için yararlanılan oranlardır. Net Kar / Öz Kaynaklar : Sermayenin bir birimine düşen karı payını gösterir. Net Kar / Aktif Toplamı : Varlıkların ne ölçüde karlı kullanıldığını gösterir. Net Kar / Satışlar : Satışların karlılığa etkisini ölçer.

PİYASA TEMELLİ ORANLARI: Fiyat-Kazanç Oranı : Hisse sen.Borsa Değeri / Hisse Başına Gelir Diğer : Piyasa değeri / Defter Değeri Not : Defter değeri = : Toplam özkaynaklar / Hisse senedi adedi

Diğer Bilinmesi gerekenler : Özsermaye : Varlık Toplamı – Kaynak Toplamı Dönen varlıklar : Hazır değerler + Geçici Yatırımlar(menkul değerler ) +Alacaklar + Stoklar Karşılaştırmalı Tablolar Analizi : Birdenfazla yılın bilanço ve gelir tablosu kalemlerinin göstermiş olduğu değişim esas alınarak yapılan analizdir.

Yüzde Yöntemi İle Analiz : Bilanço kalemlerinin grup toplamına ya da aktif(pasif) toplamına gçre bulunan yüzde değerler esas alınarak yapılan analizdir. Eğilim Yüzdeleri Analizi : Bilanço ve gelir tablosu kalemlerinin uzunca bir süreçte göstermiş olduğu eğilimlerin karşılaştırılması suretiyle yapılan analizdir.

*Bilanço ve gelir tablosunun yüzde yöntemi ile analizinde dönen varlık toplamı,duran varlık toplamı,aktif toplamı,pasif toplamı ve net satışlar 100 olarak kabul edilir. *Belli bir tarihte işletmenin sahip olduğu varlıkların neler olduğunu,bunların hangi kaynaklardan sağlandığını gösteren tablo BİLANÇO dur. *İşletmelerin kısa vadeli borçlarını ödeme yetneğini ölçmek ve işletme sermayesinin yeterli olup olmadığını belirlemek için kullanılan oranlara LİKİDİTE ORANLARI denilir.

*İşletmelerin sahip oldukları varlıkların ne kadarının yabancı kaynaklarla finanse edildiğini gösteren orana ,Borçlanma oranı denilir. *İşletme sahip veya ortakları tarafından işletmeye sağlanan sermayenin her birimine düşen kar payını NET KAR / ÖZKAYNAKLAR oranı gösterir. *Bir işletmenin mevcut ve potansiyel hissedarları ile işletmeye uzun vadeli kaynak sağlayan kişilerce yapılan denetim YATIRIM ANALİZİ dir. *Hisse başına borsa fiyatının hisse başına kara bölünmesi ile bulunan oran FİYAT KAZANÇ oranıdır. *Yüzde yöntemi ile analiz yapılırlem Dönen varlıklar,Net satışlar,aktif toplamı,pasif toplamı ve kısa vadeli borç toplamı 100 olarak kabul edilir.Ancak brüt satışlar 100 olarak kabul edilmez.

*İşletmenin varlıklarının ne ölçüde etkili kullanıldığını belirlemek için kullanılan oranlara FAALİTYET ORANLARI adı verilir. *İşletmenin likidite durumunun ve kısa vadeli borçlarını ödeme kabiliyetinin saptanması amacıyla yapılan analiz türü Kredi Analizi dir. *İşletmelerin kısa vadeli borçlarını ödeme yeteneğinin olumlu olabilmesi için dönen varlıkların kısa vadeli borçlarının gelişmekte olan ülkelerde en az 1.5 katı olması gerelir. *Gelişmekte olan ülkelerde borçlanma oranının en fazla % 70 olması istenir. *Çalışmaların etkinliğini sağlamak ve alınacak kararlara dayanak olmak üzere yapılan analiz türü,Yönetim Analizi dir. *İşletmenin kısa vadeli borçlarını ödeme gücünü gösteren oranlara Likidite Oranları denilir. *Yatırım Analizinin temel amacı,işletmenin gelecek dönemlere ilişkin kazanma gücünü saptamaktır. *İşletmenin mali yapısı ve uzun vadeli borç ödeme gücünü gösteren oranlara Finansal Yapı İle ilgili oranlar adı verilir. *Varlıkların işletmede ne ölçüde karlı kullanıldığını gösteren oran Net kar/Top.varlıklar * Birden fazla yıla ait bilanço ve gelir tablosu kalemlerinin yıllar itibariyle değişimlerini gösteren analiz türü KARŞILAŞTIRMALI TABLOLAR ANALİZİ dir. *Hisse senedinin borsa değerinin,hisse başına gelire oranlanması ile bulunan orana Fiyat Kazanç Oranı denilir. *Fiyat kazanç oranı,işletmenin piyasa performansını değerlendirmede kullanılır. *Bilanço kalemlerinin grup toplamına ya da aktif toplamına göre bulunan yüzde değerler esas alınaak yapılan analiz türü Yüzde Yöntemi İle Analiz dir. *İşletmenin sahip olduğu ve faaliyetlerini gerçekleştirmede kullandığı varlıkların etkin kullanılıp kullanılmadığını tespit etmeye yararyan oranlara FAALİYET ORANI adı verilir. *Bilanço ve gelir tablosu kalemlerinin uzunca bir süreçte göstermiş olduğu eğilimlerin karşılaştırılması suretiyle yapılan analize Eğilim Yüzdeleri Analizi adı verilir. *Bir işletmenin özkaynaklarının ne ölçüde verimli kullanıldığını ifade eden orana Öz Kaynaklar Devir Hızı adı verilir. *İşletmenin kısa vadeli borçlarını ödeme yeteneğini en hassan ölçen oran,Nakit Oranı dır. *İşletmenin öz sermayesinin yeterliliğini ve borç öz sermaye ilişkisini inceleyen grup,Finansal Yapı ile ilgili oranlardır.

Örnek-1 Alacaklar 2.000.000.000 Net Satışlar 10.000.000.000 Stoklar 3.000.000.000 SMM 7.000.000.000 Kredili Satışlar 8.000.000.000 Maddi Duran Varlıklar 5.000.000.000 a- Yukarıdaki bilgilere göre stok devir hızını hesaplayınız. SDH = Satışların Maliyeti / Ortalama stok ( D.B.M.M + D.S.M.M/ 2 ) SDH = 7.000.000.000 / 3.000.000.000 SDH = 2.33

b- Alacak devir hızını hesaplayınız.. ADH = Kredili satışlar / Ticari Alacaklar ADH = 8.000.000.000 / 2.000.000.000 ADH = 4

c-Maddi Duran Varlık Hızını Hesaplayınız MDVDH = Net Satışlar / Maddi Duran Varlıklar MDVDH =10.000.000.000 / 5.000.000.000 MDVDH = 2

Örnek-2 Hazır Değerler 4 milyar Kısa Vadeli Borçlar 12 Milyar İşletmenin nakit oranı % kaçtır? Nakit Oranı = Hazır Değerler + Geçici yatırımlar ( menkul kıymetler ) / Kısa vadeli Borçlar = 4 / 12 = 0.33

Örnek-3 Kredili satışlar 90.000.000 Alacaklar 10.000.000 Alacak senetleri 8.000.000 Ortalama tahsil süresini bulunuz OTS = 360 / Alacak devir hızı OTS = 360 / ( 90 / 18 = 5 ) OTS = 72

Örnek-4 Uzun Vadeli Borçlar 20.000 Hazır Değerler 5.000 Alacaklar 10.000 Stoklar 15.000 Geçici Yatırımlar 6.000 Duran Varlıklar 25.000 Cari Oran 1.5 *a.Kısa vadeli borçlar ne kadardır? Cari oran = Dönen varlıklar / KVB 1.5 = 36 / KBVB KVB = 36 / 1.5 KVB = 24.000 *b. Öz Sermaye Kaynaklar Ne kadardır? ÖS = (Dönen varlıklar + Duran Varlıklar ) – ( Kısa vadeli Y.K + Uzun vadeli Y.K ) ÖS = 36 + 25 - 24 + 20 61 - 44 = 17

c- Yukarıdaki bilgilere göre Asit Test( Likidite ) Oranını bulunuz.

Asit-Test Oranı = ( Dönen varlıklar –Stoklar)/ KVB 36 – 15 / 24 0.87

Örnek- 5 Dönem Başı Stok 30 milyar,d.sonu stok 44 milyar ve satışların maliyeti 185 milyar ise stok devir hızını kaçtır? Stok devir Hızı = Satışların Maliyeti / Ortalama Stok = 185 / ( 30 + 44 / 2) = 185 / 37 = 5

Örnek-6 İşletmenin F.V.Ö.K 100 milyar,borçları 60 ve borç maliyeti % 40 dır.Satışlar 150 milyar ise faiz karşılama oranı nedir? Faiz Giderleri = 60 x 0.40 = 24

Faiz Karşılama Oranı = FVÖK / Faiz Giderleri = 100 / 24 = 4

Örnek-7 Kredili Satışlar 10 Ticari Alacaklar 4 Kısa Vadeli Borçlar 8 Stoklar 6 Cari Oran 1.8 *a.Ortalama Tahsil Süresi nedir? Alacak Devir Hızı = Kredili Satıslar / Ticari Alacaklar = 10 / 4 = 2.5 Ortalama Tahsil Süresi = 360 ( 365 ) / 2.5 = 146

*b.Likidite( Asit-Test ) Oranı nedir? Cari Oran = Dönen Varlıklar / KVB 1.8 = Dönen Varlıklar / 8 Dönen varlık.= 1.8 X 8 DönenVarlı. = 14.400.000 Likidite = Dönen Varlıklar – Stoklar /KVB Likidite = 14.400.000 -6.000.000 / 8.000.000 Likidite = 1.05

Örnek-8 İşletmenin dolaşımdaki hisse senedi adedi 15.000 adettir.Toplam öz kaynaklar 30 milyardır.Hisse senedi adedinin piyasa değeri 4 milyar olduğuna gre piyasa değeri/ defter değeri oranı kaçtır? Piyasa değeri / Defter Değeri 60milyar / 30 Milyar = 2 Milyar

Örnek-9 Hazır değerleri 100 milyar,menkul değerleri 80 milyar ve kısa vadeli borçları 60 milyar olan işletmenin nakit ( Hassas ) oranı kaçtır? Nakit Oranı = Hazır Değerler + Menkul Kıymetler( Geçici Yatırımlar ) / KVB = 100 + 80 / 60 = 3 Örnek-10 İşletmenin Faiz ve vergiden önceki karı 30 milyar ve faiz giderleri 5 milyar ise faiz karşılama oranı nedir? Faiz Karşılama Oranı = FVÖK / Faiz Giderleri = 30 / 5

Finansal Yönetim 4.Ünite

Kar Planlamasınının Temel araçlarından birisi olan başa baş analizi,işletmenin değişik üretim düzeylerinde beklenen gelirleri,giderleri ve karları arasındaki ilişkiyi koymaktadır. Doğrusal olmayan başa baş analiznin varsayımlarında sabitlik,uyum aynılık söz konusudur.Hiç bir zaman değişkenlik söz konusu değildir. Doğrusal başa baş analizi giderleri ikiye ayrılır.Birincisi sabir giderler,ikincisi değişken giderler.

Başabaş Analizinde kullanılan veriler,işletmenin geçmiş dönemlerine ait verilerdir.Başabaş analizi kısa dönemli analizlerde kullanılabilecek bir tekniktir

Doğrusal olmayan başa baş analizinde,toplam gelirler ve giderler eğrisel özellik gösterir.En fazla kar toplam gelir ile toplam gider arasındaki farkın en yüksek olduğu zaman elde edilir.

Birim değişken giderler üreim düzeyine göre değişir.Birim satış fiyatı değişkendir.Ancak sabit giderler belli üretim düzeyinden sonra artmaz. Başabaş analizinin işletme yönetimine ve analizcilere sağlayacağı başlıca yararlar şu şekilde sıralanabilir.

Kar hedeflerine ulaşmada iş hacminin belirlenmesi

Çeşitli üretim düzeylerinde birim maliyetlerin ve en az satış fiyatının belirlenmesi Değişken giderler,sabit giderler ve/veya birim satış fiyatındaki değişikliklerin,işletmenin kara geçiş noktası ve toplam karına olavilecek etkilerinin incelenmesi En karlı mamül türlerinin seçilmesi ve üretim bileşiminin buna göre düzenlenmesi Yeni Yapılacak yatırımlarda,risk derecesini veya emniyet marjını dikate alarak,asgari üretim kapasitesinin ne olması gerektiktiğinin belirlenmesi

İşletmenin üretim kapasitesini artırması halinde,bu tür bir büyümeyi haklı gösterecek satış hacminin belirlenmesi İşletmenin kar hedeflerine ulaşması için gerekli iş hacminin saptanması İşletmenin izleyeceği üretim,fiyat,yatırım politikaları konusunda yönetimin alacağı kararlara yardımcı olması

Kara geçiş işin önceden tahmin edilen iş hacmi ile işletmenin kara geçiş noktasına fiilen ulaştığı iş hacmi arasında karşılaştırmalar yapılarak,faaliyetlerin kontrol edilmesi,işletmenin izlediği politikaların ve işletme yönetiminin değerlendirilmesi Doğrusal Başabaş Analizinin Varsayımları İşletmetlerin giderleri,sabit ve değişken giderler olarak iki grupta toplanmaktadır. Sabit varlıklar( maddi duran varlıklar) çeşitli ücerim düzeylerinde aynı kalmaktadır. Birim satış fiyatları değişmemektir

Genel Fiyat düzeyi istikrarlıdır Değişken giderler,üretim miktarları ile aynı oranda değişmekte,azalmakta veya artmaktadır.Başka bir değişle birim başına değişken gider bütün üretim düzeylelerinde aynı kalmaktadır İşletmenin izlediği politikalarda değişiklik yoktur.

Satışlarla üretim arasında tam bir zaaman uyumu vardır,önemli değişmeler olmazken her üretilen mal veya hizmet satılmaktadır. Üretim faktörlerinin verimliliği aynı kalmaktadır İşletme tek çeşit mal veya hizmet üretmektedir.İşletme birden çok çeşitte mal veya hizmet üretiyor ise üretiyor ise üretimin bileşimi değişmemektedir.

Sabit ve Değişken Giderler Sabit giderler: : Üretim düzeyine bağlı olarak değişmeyen giderlerdir.Faiz giderleri,amortismanlar,sigorta ve vergiler ile yöneti maaşları işletmelerin sabit giderlerine örnek verilebilir.

Teknik Değer Kaybı : Sabit varlıklar,üretim sırasında aşınma ve yıpranma nedeniyle bir değer kaybına uğrarlar.Sabit varlıklar üretimde az da kullanılsalar havadaki su buharı,asit buharı vb.nedenlerle yıpranırlar ki bu da teknik değer kaybı olarak nitelendirilir.

Ekonomik Değer Kaybı : Sabir varlıklar,teknik değer kayıpları nedeniyle ekonomik değer kaybına uğrarlar.Teknik değer kayıpları yanında,teknolojinin hızlı gelişim gösterdiği alanlarda ( Örneğin bilgisayarlar,modern otamatik makinalar vb.alanlarda) teknolojik yeniliklerin ortaya çıkması eski teknolojiye olan talebi azaltacağı için demode kalan sabit varlıkların ekonomik değerleri azalır.

Değişken Giderler : En önemli değişken gider kalemleri,hammadde,direkt işçilikte işletme malzemesi ve yardımcı madde gibi materyaldir. Başabaş analizinde ve çalışma kaldıracı analizinde yararlanılan temel tablo,gelir tablosudur.

İşletmelerin başabaş üretim düzeyinin hesaplanmasında 3 tür yöntem kullanılır 1 – Grafik Yöntemi 2 - Matematiksel yöntem 3 – Deneme – Yanılma yöntemi Sermaye Yoğun Sektörler :Sabit varlıklara daha fazla yatırımı gerektiren sektörlere sermaye yoğun sektörler denir.

Emek Yoğun İşletmeler : Sabit giderleri düşük olan işletmeler ise sabit yatırımları az ,üretimi daha çok emek gücüne dayalı olan işletmelerdir.Bu tür işletmelere emek yoğun işletmeler denilir.

Finansal kaldıraç Analizi : işletmenin belirli bir dönemde borçlandığı varsayımıyla,borçların karlılığı ne ölçüde etkilediğini ortaya koymak için yapılan bir analiz tekniğidir.Sermaye yapısının,hisse başına kara etkisini ölçmede kullanılır.

Faaliyet Kaldıracı Analizi : Sabit giderler ile değişir giderler arasında ilişki kurarak sabit giderlerin nereye kadar kabul edileceğini araştıran bir analiz tekniğidir.Giderlerin hangi oranda değişken gider,hangi oranda sabit gider olduğu Faaliyet Kaldıracı Kapsamında belirlenir. Birleşik Kaldıraç : Birleşik kaldıraç derecesi hisse başına kardaki değişikliğin satışlardaki yüzde değişikliği oranıdır.

Formüller :

Satış Miktarı = . Toplam sabir giderler + Hedeflenen Kar Br.Satış Fiyatı – Br.değişken

Faaliyet Kaldıracı = Satışlar – Değişir Maliyet FVÖK

Finansal Kaldıraç = . FVÖK . FVÖK -Faiz ödemesi - [ karpayı / (1-vergi oranı ) ]

Başabaş Üretim Miktarı = Toplam Sabit Giderler Birim Satış Fiyatı – Bri.Değişken maliyet

Başabaş Satış Tutarı = . Sabit giderler . 1 - Değişken Gider / satış Fiyatı

Örnek : 1-Sabit gelirler 80 milyar Birim satış Fiyatı 140 milyon Birim Değişken Gideri 100 Milyon a- Bu bilgilere göre başabaş üretim miktarı kaç birimdir? Başaba baş Ür.Mik = Toplam Sabit bider Br.Satış – Br.Değişken = 80 milyar = 80 140 – 100 40 = 2000 b- Bu bilgilere göre başabaş noktasındaki satoş değeri kaç milyardır? Başabal nok.satış Tut. = Sabit giderler . 1 - Değişken Gid. / Satış Fiyatı

= 80 . 1 – 100 / 140 = 279.999

Örnek: 2 Bir işletmenin toplam sabit giderleri 100 milyar,toplam değişken giderleri 400 miyon,toplam satış hasılatı 500 milyon ise bu işletme kaç milyarlık satış hacminde başabaş noktasına ulaşır?

Başabaş Satış Tutarı = Sabit giderler 1 – Değişken gider / Satış Fiyatı

100 . 1 - 400/500

= 500

Örnek-3 Satışlar 200 Milyar Toplam Değşken. 80 FVÖK 60 Faiz Ödemeleri 10 İmt.Hisse sen.Dağıtılan Kar.payı 5 Milyar Vergi Oranı % 50 a-Finansal kaldıraç Derecesi nedir? FK = FVÖK . FVÖK – Faiz Ödemeleri – [ Karpayı ] [ 1 – Vergi oranı]

FK = 60 . 60-10 – [ 5 . ] 1 – 0.50 ]

FK = 1.5

b- Bu Bilgilere göre faaliyet kaldıracı nedir? Fal.Kal. = Satışlar – Değişken FVÖK

= 200 – 80 60

= 2

c- Bu Bilgilere göre bileşik kaldıraç derecesi nedir? Bileşik Kaldıraç = Faaliyet kaldıracı X Finansal Kaldıraç = 2 x 1.5 = 3

Örnek 4 Sabit giderler 100 Milyar Toplam Değişken 150 Satışlar 200

Bu Bilgilere göre başabaş satış noktası tutarı nedir?

Bbnoktası satış Tut. = Sabit giderler. 1 - Değişken Satış Fiyatı

= 100 . 1 - 150 200

= 400

Örnek5 Başabaş noktasındaki üretim miktarı 60.000 birim,değişken gideri 200.000 ve ürettiği mamulün birim satış fiyatı 500.000 olan işletmenin sabit giderleri kaç milyardır?

Q = Toplam sabit giderler . Br.Satış - Brim değişken

60.000 = Toplam sabit giderler 500.000 – 200.000

= 18 Milyar

Örnek6 Finansal Kaldıraç 2 Satışlar 8.000.000 Değişir 2.000.000 FVÖK 4.000.000 Bu bilgilere göre bileşik kaldıraçı nedir?

Fin = 2 Faa.kal = 8.000.000 – 2.000.000 = 1.5 4.000.000

Bileşik kaldıraç = 1.5 x 2 = 3

Örnek7 Bir işletmenin sabit giderleri 600 milyar,birim değişken 40 milyon,birims satış 60 milyondur.100 Milyar kar yapılması için üretim düzeyi ne olmalıdır? Q = sabit giderler + Hedeflenen Kar Br.Satış – Br.Değişken

600 + 100 = 35 60 – 40

Örnek8 Faaliyet kaldıracı 1.5, Finansal kaldıracı 2 olan işletmenin,bileşik kaldıraçı nedir_

Birleşik kaldıraç = 1.5 X 2 = 3

Örnek -9 Sabit giderler 30 Milyar Birim Satış Fiyatı 6 milyon Br.Değişken 4 milyon 10 Milyar kar elde edilmek istenirse,işletmenin satması gereken mamul miktarı nedir? Satış Miktarı = Sabit giderler + Hedeflenen kar Br. Satış – Br.Değişken

= 30 + 10 = 20 6 – 4

Finansal Yönetim 5.Ünite

Finansal Planlamanın Tanımı Finansal yönetimin temel amacı,işletmenin değerini maksimum kılacak kararlar almasıdır.İşletmenin değerini maksimum kılmaya yarayan çeşitli yollar bulunabilir.İşletmenin bu amacına nasıl ulaşılacağını ortaya koyması işletme stratejisi adını alır.Stratejisini belirleyen bir işletmenin bunu hayata geçirebilmesi için stratejik plan olarak isimlendirilen bir plana ihtiyacı vardır.Belirlenen stratejiinin başarılabilmesi için alınması gereken kararlar kümesine stratejik plan denir.İşletmelerde yatırım ve finansman stratejisi olmak üzere iki temel stratejiden söz edilebilir.Sabit varlıkların yönetimiyle ilgili olarak yapılması gereken yatırım harcamaları yatırım stratejisinin kapsamına gire.

İşletmelerin ihtiyaç duyduğu fonların belirlenmesiyle bu forum fonların kaynağının belirlenmesi işletmelerde finasman stratejilerinin oluşturulmasıyla mümkündür Finansal planlama,işletmelerin ihtiyaç duyacakları fon miktarıyla,bu fonların nereden ve ne zaman sağlanacağına ilişkin faaliyetleri kapsar.

Finansal Yönetim 7.Ünite

Nakit ve Benzeri varlıklar Nakit ve benzeri varlıkların Yönetiminin Temel Amacı,işletmenin Nakit Açığı vermesi durumunda bu açığı karşılamak,nakit fazlası vermesi durumunda ise bu fazlalıkları çeşitli finansal varlıklarda değerlendirmektir. Çalışma sermayesi unsurları içerisinde en likit oranları oara ve geçici amaçlarla yatırım yapılmış olan finansal varlıklardır.

Hazır Değerler Hazır değerler,nakit olarak elde veya bankada bulunan varlıklar ile normal koşullarda en fazla bir yıl veya işletmenin normal faaliyet dönemi içerisinde paraya çevrilmesi veya tüketilmesi öngörülen varlık unsurlarını kapsar.Hazır değerleri TMS içinki sınıflandırmaya uygun olarak aşağıdaki gibi sıralandırılabilir.

* Kasa * Alınan Çekler * Bankalar

* Diğer Hazır değerler : nitelikleri itiba* riyle hazır değer olarka nitelendirilen,damga pulları,posta pulları,vadesi gelmiş tahvil kuponlar,tahsil edilecek banka ve posta havalelleri gibi hazır değerlerde oluşmaktadır. Menkul Kıymetler

Menkul Kıymet : Ortakılık veya alacaklılık sağlayan belli bir meblağı temsil eden,yatırım aracı olarak kullanılan,dönemsel getiri getiren,misli nitelikteki seri halde çıkarılan,ibareleri aynı olan kıymetli evraktır. Türleri TMS içinde sınıflamaya uygun olarak aşağıdaki gibi gruplandırılırlar.

* Hisse senetleri : Geçici olarak elde tutulmakta olan hisse senetlerinden oluşmaktadır. * Özel Kesim Tahvil,senet ve bonoları : Özel Sektörün Çıkarmış Olduğu tahvil senet ve bonolardan oluşmaktadır.

* Kamu Kesimi Tahvil senet ve bonoları : Kamu kuruluşları veya hazine tarafından çıkarılmış olan tahvil,senet ve bonolardan oluşmaktadır.

* Diğer Menkul Kıymetler : Hisse senetleri,özel ve kamu kesimi tarafından çıkarılan tahvil senet ve bonolar dışında kalan ve kısa vadede nakit değerlendirmek amacıyla kullanılan diğer menkul kıymetlerden oluşmaktadır.Bunlara ilişkin genel bir sınıflama da aşağıda belirtilmiştir. - Repo

- Finanansman Bonosu - Menkul Kıymetler yatırım Fonu katılma Belgeleri - Mevduat sertifikaları - Konut sertifikaları - Banka garantili bonolar - Varlığa dayalı Menkul Kıymetler - Banka Bonoları - Yatırım fonları

Nakit Yönetiminin Amaçları ve Kararları İşletme faaliyetlerinin aksamamsı,üretimin durmaması açısından işletmede yeteri kadar nakit bulundurulması gerekli iken,gereğinden fazla nakit bulundurulması eleştirilmektedir.Çünkü atıl olarak bulundurulan nakitlerin getirisi olmadığından,işletmenin karlılığı azalmaktadır.

Çok fazla nakit bulundurmak işletmenin riskini düşürürken,nakit yetersizliği işletmenin riskini arttırır.Düşük riskle çalışmak,karlılığı olumsuz etkilemekte,riskli bir yapı ise karlılığı olumlu yönde etkilemektedir.Risk ve getiri arasındaki denge iki temel amacı yerine getirerek kurulabilir.

1 -Yeterli nakit,işletmenin faaliyetlerini yürütürken harcamaları karşılayacabilecek düzeyde olmalıdır.

2 - Atıl kullanılmayan nakde yapılacak yatırım en düşük seviyeye indirilmelidir. Bu iki temel amacı gerçekleştirebilmek için nakit yönetim sistemi bazı kararlar almak durumundadırlar.Nakit düzeyi sıfır ya da sıfıra yakın bir düzeyde tutulmak isteniyorsa,iki şartın gerçekleşmiş olması gerekir.

1 - Planlanan dönemle ilgili olarak net nakit akışları tamamen doğru,kesin olarak tahmin edilmiş olmalıdır.

2 - Nakit giriş ve çıkışları arasında mükemmel bir uyum olmalıdır. Etkin bir nakit akışı tahminleri ilk adımı oluşturmaktadır.

İşletmenin nakit giriş ve çıkışları eş zamanlı değildir.Bazı Nakit giriş ve çıkışları düzensiz iken,bazıları süreklilik arz eder. İşletmelerde Nakit Bulundurmanın Amaçları

* İşlem Amacı : İşletmeler günlük faaliyetlerini yürütürlerken,bazı giderler yapma zorundadırlar.Stok alımı,vergiler,ücretler,faiz ödemeleri,kar payı ödemeleri ve bu ödemelere örnek gösterilebilir.Günlük faaliyetlerin gerektirdiği harcamaları karşılamak amacıyla nakit tutulmasına işlem amacıyla nakit tutulması denilmektedir.

* Tedbir<İhtiyat> Amacı : Beklenmeye giderleri karşılamak,nakit girişlerinin kesin olarak bilinememesi,tahsilatların zamanında yapılamaması,nakit eksikliğinin getireceği problemleri ve maliyetleri ortadan kaldırmak için işletmeler tedbir amcıyla da para bulundururlar.

* Spekülasyon amacı : Faiz oranlarındaki değişmelerden,menkul kıymetlerin fiyat artışlarından yararlanmak amacıyla,başka bir deyişle spekülatif amaçlı olarak nakit bulundurabilirler.

Özellikle son yıllarda faiz getirili finansal varlıkların reel getirilerinin yüksek olması bir çok işletmenin esas faaliyetlerinin dışına çıkarak bu durumdan yararlandığını göstermektedir.Hatta bir çok işletmenin faaliyet dışı karı faaliyet karının üzerine çıkmaktadır.

Konsolidasyon : Vadesi gelen bir borcun daha uzun süreli bir vadeye uzatılması işlemidir. Para Piyasası : Kısa vadeli fon arz ve talebinin karşılatığı piyasa

Sermaye Piyasası : Uzun vadeli fon arz ve talebinin karşılaştığı Piyasadır.

Nakit Bulundurmanın Faydaları

* Günlük faaliyetlerin gerektidiği ödemeleri eksiksiz şekilde karşılamak * Beklenen ödemeleri zamanında yapmak ( süresi gelen borçların,Vergi taksitlerinin, vs. )

* Beklenmedik olağanüstü olaylara karşı hazırlıklı olmak * Olağanüstü nakit ödemelerini yapmak ( zarar-ziyan tazminat vs..) * Alışlarda nakit iskontosundan yararlanmak * Bankalarla iyi ilişkiler kurmak,devam ettirmek,gerektiği zaman banka ve diğer finans kuruluşlarından kolaylıkla kredi temin etmek

* Ortaya çıkacak karlı iş imkanlarının ve yatırım fırsatlarını değerlendirmek Nakit ve Benzeri Varlıkların Yönetimi İşletmeler nasıl,nakit açıkları verdiklerinde kısa vadeli kaynaklardan faydalanıyorsa,nakit fazlası verdiklerinde de bu fazlalığı kısa vadeli finansal araçlarda değerlendirmelidir.Nakit fazlası atıl olarak kasada ya da vadesiz banka hesaplarında beklelitilirse,bu değerleden bir kazanç sağlanamayacaktır.

Oysa bu fazlalıkların çeşitli finansal araçlarla değerlendirilmesi işletmelere küçüksenmeyecek getiri sağlar.Ünitenin başında ne tür araçlara yatırım yapılabileceği belirtilmişti.Ancak bu araçlara yatırım yapılırken dikkat edilmesi,gçz önüne alınması gereken bazı faktörler vardır.Bunlar;

Vade : İşletmeler geçici bir süreyle değerlendirecekleri nakit değerleri kısa vadeli finansal araçlarda değerlendirmelidiri.Nakdin ihtiyaç duyulacağı zamana bağlı olarak bu süre,bir gün olabileceği gibi bir kaç ayda olabilir.

Risk : Tüm finansal varlıklar,ekonominin ve işletmelerin tümünü etkisi altına alan sistematik risklerden aynı derece etkilenir.Bu riskler,faiz oranı riski,enflasyon riski ve piyasa riskidir.Bu riskleren korunmak mümkün değildir.

Ancak finansal araçları çıkaran kuruluşlara özgü sistematik olmayan riskler çeşitlendirme ile azaltılabilir.Nakit fazlalarının yüksek risk taşımayan hazine bonosu,repo gibi alanlarda değerlendirilmesi çalışma sermayesi yönetimi açısından gereklidir.

Likidite : Likidite varlıkların,istenildiği anda,gerçek değerinde paraya dönüşme özelliğidir.Kısa vadeli atıl nakitlerin yatırıldığı araşların likiditesi yüksek olmalıdır.Çünkü,paraya ihtiyaç olduğunda bu varlıklar en kısa zamanda nakde dönüştürülebilmelidirler.

Getiri : Nakitlerin finansal araçlarla değerlendirme amacı,bunları atıl olarak turma yerine bir getiri sağlamaktır.Bu nedenle finansal araçlara yatırım yaparken,bu araçların getiri düzeyide değerlendirilmelidir.

Vergilendirme : Yatırım yapılan finansal araçlardan elde edilen getiri üzerinden ödenen vergiler,reel karlılığı düşürücü etki yapar.Finansal araçlara yatırım yapılırken,vergi durumu da göz önüne alınarak,en düşük vergi ödenecek şekilde seçici davranmalıdır.

Geçici Amaçlar Yatırım Yapılabilecek Finansal Yatırım Araçları

Hisse senetleri : Hisse senetleri,anonim ortaklıkların ihraç ettikleri,anonim ortaklığın sermaye payını temsil eden kıymetli evrak niteliğine sahip menkul kıymetlerdir.Hisse senetlerinn pazarlanabilme özelliği kazanabilmesi için,fiyatının serbestçe oluşabilmesi için menkul kıymet borsalarına kote olması gerekmektedir.

Kamu Kesimi Borçlanma senetleri : Devlet,temel gelir kaynağı olan vergiler yeterli olmayınca,bütçe açıklarını kapatmak için iç ve dış piysalardan borçlanmaktadır.Kısa vadeli fon ihtiyacı hazine bonosu ihracıyla karşılanırken,uzun vadeli fon ihtiyacı devlet tahvilleri ile karşılanmaktadır.Ayrıca uluslar arası piyasalara euro tahvil ( yabancı para birimleri ile ) ihracıda gerçekleştirilmektedir.

Ülkemizde devletin kısa vadeli fon ihtiyacı yüksek olduğundan,finansal piyasaların en aktif aracı,hazine bonolarıdır. Hazine Bonosu:Hazine tarafından vadesi 1 yıldan kısa süreli olarak çıkartılan ve iskontolu olarak işlem gören borçlanma senetleridir. Tahvil : Devletin 1 yıl,anonim ortaklıkların en az 2 yıl ve daha uzun vadeyle,ödünç para bulmak amacıyla,itibari kıymetleri eşit ve ibareleri aynı olmak üzere çıkardıkları borç senetleridir. Bono ve tahvillerin taşıdığı en önemli risk,faiz oranı değişim riskidir.

Faiz oranları yükseldiğinde,bono ve tahvilin değeri düşer. Hazine bonoları iskontolu olarak ihraç edilmektedir.Bonunun üzerinde yazılı olan nominal değer vade tarihindeki fiyatıdır.

Bono,alınıp satılmak istenildiğinde piyasada oluşan faiz oranı üzerinden iskonto edilerek fiyatı bulunabilmektedir.Hazine bonosu ve devlet tahvilleri stopaja tabi olmakla birlikte,stopaj oranı %0 olarak belirlenmiştir.Tam mükellef kurumlar,bono ve tahvillerden elde ettikleri faiz gelirleri için fon payı dahil %33 oranunda kurumlar vergisine tabidir.

Repo : Bir menkul kıymetin işlem başlangıç valöründe satılıp bitiş valöründe geri alınmasını ifade eder.Repo yapan taraf parayı kullanan taraftır.

Yatırım Fonu : Halktan katılma belgeleri karşılığı toplanan paralarla belge sahipleri hesabına,oluşturulan portföyü işlemek amacıyla kurulan mal varlığıdır.

* Vadesi gelen borçların,borç verenin rızasıyla ya da rızası dışında uzun vadeli borca dönüştürülmesine "konsolidasyon" denilir. * Menkul kıymetlerin geri satma taahhüdü ile satın alınmasına"Ters Repo "denilir.

* Nakit Yönetiminde gerçekleştirilecek ilk adım "Nakit Çıkışı Tahminlerinin Yapılması" dır. * Kısa vadeli fon arz ve talebinin karşılaştığı piyasaya,"Para Piyasası" denilir. * Yatırımcı açısından,riski en düşük yatırım aracı,"Hazine Bonosu" dur.

* İşletmelerin finansal yükümlülüklerini karşılamak, için yeterli nakdin sağlanması,büyüme ve yatırım fırsatlarından yararlanacak kadar para bulundurulmasına "Nakit Yönetimi"denilir. * Hisse senetleri,menkul kıymet sınıflandırmasında yer alır.

* Para piyasası ve sermaye piyasası arasındaki fark,Para piyasası kısa vadeli fonların,sermaye piyasası ise uzun vadeli fonların arz ve talebinin karşılaştığı piyasadır. * Gelir elde etmek amacıyla kısa süreli,geçici olarak yapılan menkul kıymet yatırımlara"Nakit benzeri varlıklar" adı verilir. * Tam mükellef gerçek kişiler,yatırım fonları kar payları için % 0 vergiye tabidir. * Hazine bonolarının fiyatı,iç iskonto yöntemine göre bulunur.

* Tam mükellef kurumlar ve tam mükellef gerçek kişiler için repo gelirleri %2 stopaja tabidir. * Ekonominin ve işletmelerin tümünü etkisi altına alan risklere "Sistematik Risk " adı verilir.

Finansal planlama,bir tahmin ya da öngörüde bulunmak,gelecekte ortaya çıkacak beklenti ve gelişmeleri şansa ve rastlantılara bırakmamak,önceden öngörü ve değerlemelerde bulunarak gerekli olan önlemleri zamanında alabilmek amacıyla ortaya konulmuş bir hesap sistemidir.

Finansal Planlama Süreci Fİnansal planlama sürecinde yapılacak ilk işlem,tüm işletme faaliyetlerinin yerine getirilmesiyle ortaya çıkacak olan gelir ve giderlerin önceden tahmini ya da öngörüsü ile başlar.

Finansal planlamanın ikinci aşamasında,finansal yönden alternatif olan planın uygulanması gelir.Bunun için finansal tahminlerle ortaya konulan sorunun çözümlenebilmesi için,söz konusu seçim olanaklarının saptanması gerekir. Optimal seçeneklerin saptanmasından sonra,finansal planlama sürecinde karar verme aşamasına geçilir.

Bütçeler esas itibariyle işletmenin detaylı olarak hazırlanan yatırım ve finansman planıdır.

Kısa süreli bütçeleme genellikle faaliyet bütçelemesi,uzun süreli bütçeleme ise uzun vadeli planlama olarak adlandırılır. Finansal planlama,yatırım ve finansman planlarından meydana gelir.Yatırım planı hazırladıktan sonra bu yatırım için ihtiyaç duyulan fonların nerelerden ve ne zaman sağlanacağının bilinmesi gerekir.Bu ise bütçe yapılarak öğrenilebilir.

İşletmelerde Planlama ve Bütçeleme İlkeleri Modern yönetim anlayışının bir parçası olan planlama ve bütçeleme faaliyetlerinin belirli bir anlam ve faydayı işletme yönetimine sağlayabilmesi her şeyden önce plan ve bütçelern belirli kurallar ve ilkeler çerçevesinde hazırlanmsını gerektirir. Bu ilkeler aşağıdaki gibi gruplandırılabilir;

* Birlik ilkesi :Tüm sorumluluk ve kar merkezleri için birer bütçe hazırlanır.Bu bütçelerin bir ana bütçede birleştirilmeleri gerekir.Böylece işletmenin finansal dengesi bir bütün olrak ele alınmalı ya da gözetilmelidir.

* Şeffaflık İlkesi :Bütçeler ilgilenenlerin gerekli bilgileri kolaylıkla alabilecekleri nitelikte hazırlanmalıdır.Bu ilkeye göre bütçeler işletme çalışanlarını belirlenen hedeflere ulaşılması için motive etmelidir. *Kesinlik İlkesi :Planlanan faaliyetler ve gelecekteki nakit giriş ce çıkışları gerçekçi varsayımlara dayanmalıdır.Bu ilke hatalı kararlardan kaçınmaya olanak sağlar.Bununla aynı zamanda kontrol de kolaylaşır.

*Uzmanlaşma ilkesi : Bu ilke ödeme ve tahsilatların türlerine ve kaynaklarına göre kesin bir biçimde belirlenmesini özendirir.Bununla finansal araçların hangi sorumluluk ya da kar merkezlerine aktığı ve hangi amaçlarla kullanldığı belirlenebilmektedir. *Dönemsellik ilkesi : Bütçe periyodik olarak düzenlenmelidir.Dönemsellik çeşitli bölümlerin bütçelerine göre değişmektedir.İhtiyaca göre günlük,haftalık,aylık,3 aylık,6 aylık,yıllık ya da bir kaç yıllık bütçeler hazırlanabilir.

*İktisadilik ilkesi :Bütünlük,kesinlik ve uzmanlaşma ilkesinin sınırsız uygulanması,bütçelerin kesinlik ve güvenirliliğini arttırırken maliyetleride arttırmaktadır.Bu nedenle maliyet ve yararların bütünlük ve kesinlik ilkelerine uygun bir biçimde dengelenmesi gerekir.

Ayrıntılı bir bütçe aycak kısa dönemli planlamada söz konusudur.Uzun dönemli planlama bazı basitleştirici varsayımlar içeren teknikler yardımıyla yapılır.Satışların yüzdesi,regrasyon yöntemi ve oranlar yardımıyla proforma finansal tabloların hazırlanması,finansal dengeyi sağlamaya yarayan tekniklerdir.

İşletmelerde uzun süreli Finansman Gereksiminin saptanması Genellikle işletmeler,uzun dönemli planlama faaliyetlerinde proforma(Tahmini) finansal tablolardan faydalanırlar.Kısa süreli finansal planlamada ise bütçeler kullanılmaktadır.

Proforma Tablo : Belirli bir tahmin süresi sonunda,işletmenin finansal tablolarının nasılolacağı öngörüsüdür.Bu tahminler ise,yoğun,detaylı çalışmanın,planlama ve bütçeleme faaliyetlerinin ortak bir sonucu olarak ortaya çıkabilmektedir. Finansal planlamada en fazla kullanılan yöntemler,satışların yüzdesi,regrasyon ve oranlar yöntemidir.

Satışların Yüzdesi Yöntemine göre Proforma Gelir Tablosunun Hazırlanması Proforma gelir tablosunun ve proforma bilançonun hazırlanmasında en önemli konu,gelecekteki faaliyet hacminin ne olacağının belirlenmesidir.

Satışların Yüzdesi Yöntemi: Genellikle bir yıl için proforma finansal tabloların hazırlanmasında ve ek finansman ihtiyacının belirlenmesinde kullanılan bir yöntemdir.Bununla birlikte,satışlarla ilişki kurulan kalemlerin oranının zaman içinde değişebilmesi gibi sakıncaların olduğu bir gerçektir.Proforma bilanço ve proforma gelir tablosu birbirine bağımlı finansal tablodur..

Regrasyon Yöntemi: Regrasyon yönteminde,bilanço kalemleri,satışların bir fonksiyonu olarak ele alınır.Bilanço kalemleri bağımlı değişken,satışlar bağımsız değişken olarak kabul edilir.

Oranlar Yöntemi İle Proforma tabloların Hazırlanması

İşletmelerin gelecekteki fon ihtiyaçlarının tahmininde finansal oranlardan da yararlanmak mümkündür.Proforma finansal tabloların hazırlanmasında kullanılacak oranlara ilişkin bilgi başlıca üç kaynaktan sağlanır.Bunlar,işletmenin tarihi verilerinden yararlanarak bulunan oranlar,işletmenin faaliyette bulunduğu endüstrinin ortalaması olan Finansal oranlar ve benzer yapıda olan işletmelerin Finansal oranlarıdır.Özellikle yeni kurulmuş işletmelerde geçmiş yıllara ilişkin verilerin olmayışı nedeniyle finansal oranlardan yararlanmak akılcı bir yoldur. İşletmelerin Kısa Süreli Finansman İhtiyacının Saptanması Kısa süreli genel planlama aracı bütçeleme sistemidir.

İşletmelerin bütün fonksiyonlarını kapsayan bütçelere genel veya ana bütçe denilir. Genel bütçe içinde özetlenen,işletme fonksiyonlarına bağlı olarak hazırlanıp kullanılan bütçeler başlıca üç grupta değerlendirilir.

* Pazarlama Fonsiyonu ile ilgili Bütçeler : -Satış Bütçesi -Satın Alma Bütçesi -Pazarlama Giderleri Bütçesi *Üretim Fonksiyonu ile ilgili Bütçeşer -Ham Madde ve malzeme bütçesi -İş gücü bütçesi -Genel imalat Giderleri Bütçesi *Diğer Fonksiyonlarla ilgili Finansal Bütçeler -Yatırım bütçesi -Genel Yönetim giderleri bütçesi -Nakit Bütçesi

Nakit Bütçesi Finansal planlama yöntemlerinden proforma bilanço,işletmenin uzun vadeli fon ihtiyacının toplam değerini belirler.Oysa,ilgili dönem içindeki nakit ihtiyacının gerek miktar olarak gerekse zaman olarak açıklamasını yapmaz. İşletmelerdeki finans yöneticilerinin nakit girişleri ile nakit çıkışlarını koordine etmede ve kontrol altına almada faydalandığı araçlardan en önemlisi nakit bütçesidir.

Nakit bütçesi yardımıyla,nakit girişleri planlanan dönemdeki ödemelerin zamanlanması yapılır.Nakit bütçesi diğer bütçelerden farklı larak yanlız gerçekleşecek nakit hareketleri ile ilgilidir.İşletmenin ödemesi gereken fakat günü belli olmayan,işletmeye gelecek fakat giriş tarihi belli olmayan nakit hareketleri nakit bütçesinde gösterilmez.

Nakit bütçesi ile satış bütçesinin karşılaştırılması yapılacak oluırsa,satış bütçesinde satılması beklenen mal miktarı gösterilir,fakat bu satışın kredili ya da peşin olması kredili satış yapılacaksa kredinin vadesi,satış bütçesinde gösterilmez.Nakit bütçesinde ise satışlardan doğan nakit girişlerinin günlerinin kesin olarak gösterilmesi gerekir.Satış bütçesinde satışlardan doğan alacağın miktarının gösterilmesi yeterli iken,nakit bütçesinde alacağın miktarı ile birlikte hangi tarihlerde tahsil edileceği gösterilebilir.Nakit bütçesinin düzenlenmesinin amacı işletmenn nakit ihtiyaçlarının zamanında belirlenmesidir.

Böylece işletme ne zaman nakit ihtiyacı ile karşılaşacağını ödeme güçlükleri ile karşı karşıya kalmadan belirlenmiş olur. Nakit bütçesinin düzenlenmesinin diğer bir amacı ise işletmenin fazlası olacağı günleri önceden belirlemektir.

Nakit bütçesinin düzenlenmesinin diğer bir amacı ise,işletmenin geleceğini planlayarak,elde yeterli nakit tutarak alımlarda peşin iskontosundan yararlanılması,tahvillerin vadesi geldiğinde ödenmesi,kar payı dağıtım politikasının belirlenmesi,yatırımların arttırılması ve üretimi istikrarlı hale getirerek,ham madde fiyatlarının mevsimlik dalgalanmasından korunmasının sağlanmasıdır. Nakit bütçesinin sağlayacağı faydaları aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür.

- İşletmenin en az nakit ihtiyacının planlanması ve böylece işletmede en az ne kadar nakit bulundurulması gerektiği nakit bütçesi ile sağlanır.

- Nakit bütçesinde,hangi tarihte nakit noksanı,olduğu görüldüğünden,ne zaman borçlanmaya gidileceği de planlanır.

- Kredi verenler,alacaklarının zamanında tahsil edili edilmeyeceğini,işletmenin nakit bütçesinden öğrenebilirler veya kredi verilip verilmeyeceğini kararlaştırabilirler. - Ortaklara ne zaman kar payı verileceği,nakit bütçesi ile planlanır. - Nakit bütçesi,mevcut veya sağlanacak nakit miktarının etkili bir şekilde kullanılıp kullanılmadığınıda belirler.

Nakit Bütçesinin Düzenlenmesi Nakit bütçesinin düzenlenmesine ilk yapılması gereken bütçenin kapsayacağı süre ve süre içindeki zaman dilimlerinin belirlenmesidir.

Nakit bütçesi bir yıl,altı ay gibi süreleri kapsıyor ise bu süreler içindeki dilimler ay ya da hafta olabilir.İşletmelerin en önemli nakit kaynağı satışları ve önceki kredili satışların yapıldığı tarih ile alacakların tahsili arasındaki süre,işletmenin alacaklarına tanıdığı vadeye bağlıdır.

işletmelerin nakit çıkışları,ham madde alımları,borçların ödenmesi,maaş ve ücret ödemeleri ,direkt işçilik bütçesinden,üretim giderlerini üretim bütçesinden satış giderlerini ise satış bütçesinden elde ederek belirlenir. Nakit bütçesinin düzenlenmesindeki diğer bir aşama,işletmenin çalışması ile doğrudan ilişkili olmayan ve nakit girişi sağlayan ve nakit çıkışı gerektiren etmenleri belirlemektir.

En çok karşılaşılan nakit girişleri,bankalardan sağlanan krediler,tahvil satışları,işletmenin iştiraklerinden sağlanan kar payları,satın alınan tahcillerin faizlerinden kaynaklanır.En çok rastlanan nakit çıkışları ise,borçların ödenmesi,tahvillerin anapara ve faizlerinin ödenmesi ile hisse senedi sahiplerine kar payı ödemeleri yoluyla gerçekleşir. -Nakit bütçesi kısa süreli finansman ihtiyacını karşılar

-Ödeme ve tahsilat tarihleri belli olmayan nakit hareketleri nakit bütçesinde gösterilemez -Fİnans yöneticileri için bir nevi kontrol aracıdır..

-İşletmenin en az nakit ihtiyacını planlar. -Nakit bütçesi düzenlenirken ilk yapılması gereken bütçenin kapsayacağı süre ve bu süre içindeki zaman dilimlerinin belirlenmesidir.

Büyümeyi hedefleyen firmaların finansal ihtiyaçları için en önemli kaynak,Satışları arttırmaktır.

İşletmelerde Bütçelemenin Yararları: İşletmeyi başarıya ulaştıracak bilimsel nitelikteki araçlardan biri olan bütçelemenin işletmeye sağlayacağı yararlar şunlardır:

* Tutarlı Düşünmeyi,planlamayı,önemli kararlara varmadan önce ilgili tüm faktörlerin dikkate alınmasını sağlar * İşletme yöneticileri geleceği düşünme ve tahmin etme yeteneği kazanır * İzlenecek İşletme politikalarının önceden belirlenmesini gerektirir. * Faaliyet sonuçlarının etkin değerlendirilmesinde,ölçülmesinde kullanılacak standartların geliştirilmesini,ortaya konulmasını sağlar * Faaliyetlerin etkin bir şekilde denetimine olanak sağlar

* Denetim giderlerinde önemli tasarruf sağlar * Yöneticilerin,rutin işlerden uzaklaşarak planlama için daha fazla zaman ayırmasına olanak sağlar * Yöneticilerin iş hayatındaki gelişmelerin işletmenin faaliyetleri üzerindeki muhtemel etkilerini önceden görerek tedbir almalarını sağlar

* Üretim faktörlerini işletme yöneticilerin en verimli şekilde kullanmalarına katkıda bulunur. * İşletme içinde çeşitli bölümler arasında daha iyi bir koordinasyon kurulmasına olanak sağlar * İş programlarının hazırlanmasını ve finansal kurumlardan kredi alınmasını kolaylaştırır.

İşletmelerde Bütçelemenin Sakıncaları * Gereken özen gösterilmeden,bir formalitenin yerine getirilmesi anlayışı içinde bütçe düzenlenmesi

* Girişimci ya da yöneticilere ait bazı hayallerin bütçe olarak ifade edilmesi * Bütçelerin bilimsel olamayan yöntemler kullanılarak,sağlıklı verilere dayanmadan hazırlanması

* Bütçelerde belirlenen hedeflerin gerçekleştirilmesine aşırı önem verilerek temel amaçların ikinci plana itilmesi

* Bütçelerin,verimsiz harcamaları gizleyici bir araç olarak kullanılmak amacıyla hazırlanması * Yöneticilerin,bütçelemenin kendilerini başarıya ulaştıracak bir araç olduğunu gözden kaçırarak ,bütçelerin her derde deva olduğuna inanması

* Bütçelerde ulaşılması imkansız hedefler çizilmesi veya hedeflerin saptanmasında çok gevşek davranması * Büyük işletmelerde yöneticilerin,yaratıcılıklarını ve düşüncelerini kısıtlayarak,tutucu stratejilerin gelişmesine yol açması

* Giderlerin denetim altına alınmasına ağırlık verilerek büyüme hedeflerinin arka plana atılması * Bütçeler hazırlanırken aşırı derecede ayrıntıya girilerek asıl amacın gözden kaçırılması

* Bütçelerin üst yönetim tarafından alt kademe yöneticilerinin üstünde bir baskı aracı olarak kullanılması

- İşletmenin bütün fonsiyonlarını kapsayan bütçeye "ana bütçe" denilir. - Bütçeleme sürecini ilk aşaması,Temel amaçların belirlenmesidir.

- Planların rakamlarla ifade edilmesine " bütçe" denilir. - İşletmenin değerini maksimum yapmaya yarayan çeşitli alternatif yollara"İşletme stratejisi" denilir

- Üretime yanlızca bir defa katılıp,üretim sırasında tükenerek veya şekil değiştirerek mamul haline gelen ve mamullerin satılmasıyla işletmeye para olarak dönen varlıklara,"Çalışma sermayesi" denilir.

- İşletmede belirlenen stratejilerin başarılabilmesi için alınması gereken kararlar kümesine"stratejil plan" denilir . - Finansal planlamada ilk işlem,gelir-giderlerin önceden tahmin edilmesidir. -Finansal planlama yapılırken işletmenn maliyetleri de göz önünde tutulmalıdır -Finansal planlama yatırım ve finansman planlarından meydana gelir. -Finansal planlama yapılırken bütçelerden yararlanılır.

-İşletmelerin ihtiyaç duyacakları fon miktarıyla bu fonların nereden,ne zaman sağlanacağına ilişkin faaliyetlere"Finansal Planlama"denilir. -Belirli bir tahmin süresi sonunda işletmelerin finansal tablolarının nasıl oluşacağının öngörüsü "Proforma Tablo"lardır.

-İşletmede optimal nakit durumunu oluşturarak işletmenin yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için likit varlık bulundurması "Finansal Planlama" yapılarak sağlanır..

-Regrasyon yönteminde,Bilanço kalemleri satışların bir fonksiyonu olarak ele alnır.Bilanço kalemleri bağımlı değişken,satışlar bağımsız değişken olarak kabul edilir.Korelasyon katsayılarını 1 olması halinde,standart hata sıfırdır.

Bu yöntem için 5-7 yıllık finansal tablo bilgilerine ihtiyaç vardır.Finansal oranlardan yararlanmak mümkün değildir.Satışlarla bağlantılı olan,ve aralarında direkt ilişki bulunan bilanço kalemlerinin tahminin yapıldığı yöntem regrasyon yöntemidir.

-Genellikle 1 yıl için proforma finansal tabloların hazırlanmasında ve ek finansman ihtiyacının belirlenmesinde kullanılan finansal planlama yöntemi, " satışların yüzdesi yöntemi" dir.Finansal tablolarda yer alan çeşitli kalemler arasında yüzdesel bir ilişkinin olduğunu varsayan finansal planlama tekniğide"satışların yüzdesi yöntemi"dir.

-Bilanço kalemlerini satışların bir fonksiyonu olarak alan,bilanço kalemlerini bağımlı değişken,satışları bağımsız değişken olarak kabul eden yöntem "Regrasyon Yöntemi"dir. -Bütçeleme sürecinin ilk aşamadı "Temel amaçların belirlenmesi"dir. -Dönem içinde tahmini para giriş ve çıkışlarını miktar ve zaman olarak gösteren tabloya,"Nakit Bütçesi"denilir.

ÜNİTE 8

- Dayanıksız mallar daha çok peşin satılırken, dayanıklı mallarda kredili satışlar daha fazla olur - Satışlar arttıkça alacak miktarıda artar. - Satışların hacmi, kredili satışların toplam satışlara oranı, kredi ve tahsilat politikası alacakların düzeyini belirleyen faktörlerdir. - Finansal yöneticinin kontrolü altında olan kredi ve tahsilat politikasıdır. - Ekonomide durgunluk arttıkça, sektördeki rekabet fazlaysa, işletmeler büyüyorsa alacaklar artar. - 2/10 net 30 ifadesi , 30 gün vade tanınan bir alacak 10 gün içinde ödenirse % 2 iskonto tanınacağını gösterir. - Edward Altman Z skoru 3 den büyük ise işletmenin iflas olasılığı yoktur. - Karakter: Müşterinin borcu ödeme niyetini gösterir - Kapasite: Borcu ödeme kabiliyetini gösterir - Teminatlar: Borca karşılık istenen kefil, rehin, ipotek gibi unsurlardır. - Alacak kontrolünde alacaklarla ilgili oranlardan yararlanılır. - İşletmelerin üretimini gerçekleştirebilmesi için diğer işletmelerden aldığı temel maddelere Hammadde denir. - Satış hacmi , talebin yapısı, satış bölgelerinin çeşitliliği ve üretim çeşitliliği mamül stoğu bulundurmayı, üretim faaliyetinin sürekliliği de yarı mamul stoğu bulundurmayı etkiler. - Stok tedarik maliyetleri; haberleşme giderleri, kalite kontrol analizi giderleri, ve tedarikle ilgili ödenen ücretlerdir. - Toplam talep: S Sipariş miktarı: Q Sipariş maliyeti: O Toplam sipariş maliyeti= S / Q . O ( S bölü Q çarpı O ) - Ekonomik Sipariş Miktarı = Karekök 2S.O bölü C (Birim başına bulundurma maliyeti) dir. -Kredi politikasının temel amacı: Alacak yönetiminin karlarda yaratacağı katkının maksimum yapılmasıdır. - Uzun vadeli borçlanma düzeyi alacakların düzeyini etkilemez. - Stok yönetiminin temel amacı: Stok maliyetlerinin en aza indirmek ve işletmenin karlılığını düşürmeyecek stok seviyesini belirlemek - Enflasyonist dönemlerde Fifo tercih edilmez.







kubillay1903

07.04.2013 09:48

aöfMatik

 

Birincisini zar zor verdik simdide ikincisi cikti basimiza ders ders degil mubarek sanki dizi-film serisi 1-2 diye gidiyor :@




Mesaj gönderebilmek için Android işletim sistemli bir cihazınızın olması gerekmektedir. Buraya tıklayın ve uygulamayı ücretsiz indirin.
Kısa bir süre sonra sitemiz üzerinden üye olabilecek ve buradan da aöfMatik uygulamasına katılabileceksiniz...