Close

Somut bilgiler artık Facebook'da

Türkiye'nin tarihi yerleri tarihi mekanlar hakkında bilgi — Eğitim Öğretim — Somut.NET

Bu mesajı gerçekten şikayet etmek istiyor musunuz ???


Bir sebep belirtmek isterseniz alttaki kutucuğa yazabilirsiniz...




Pencereyi Kapat...

Somut.net Forumları

Üye Ol...Şifremi Unuttum

Kullanıcı Adı: Şifre: Beni hatırla

Türkiye'nin tarihi yerleri tarihi mekanlar hakkında bilgi

Tarih: 27.10.2010 17:08
beyzanur
Şikayet Et | Link  

Ziyaretçi







tarihi yerlerin tam anlatımı ve örnekler lazımmmm

Tarih: 17.12.2011 20:46
Şikayet Et | Link  

Administrator


Mesaj Sayısı: 296

Türkiye'den Tarihi Mekanlar-Tarihi Mekan-Tarihi Mekanların Resimleri

İSTANBUL

ÇADIR KÖŞKÜ
 

Yıldız Parkı içindeki bir diğer tarihi köşk de Çadır Köşkü'dür. Çırağan Sarayı'na ait olan koruda,1871 yılında "Sedir Köşkü" olarak inşa edilmiştir. Köşk Abdülhamit' in hallinden sonra uzun yıllar kapalı kalmış, 1940 yılında Maliye Bakanlığı'nca İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne devredilmesi ve korunun "Yıldız Parkı" olarak adlandırılmasından sonra Çadır Köşkü onarılmış, 1949 -1960 yıllarında Avadis Çakır isimli pastane sahibi tarafından işletilmiştir. 27 Mayıs 1960 İhtilali sonrasında Çadır Köşkün'de Tanzimat Müzesi kuruldu.1982 yılında diğer köşklerle beraber kullanım ve işletme hakkı Turing'e verildi. 1995 Haziran ayında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından devir alınmasıyla restorasyon çalışmalarına hemen başlanmış ve köşk bütünüyle restorasyondan geçirilmiştir.



HİDİV KASRI
 

Hidiv, Osmanlı'nın Mısır valilerine verdiği ünvandır. 19. yüzyılın sonlarında, genç yaşta Mısır Valisi olan Abbas Hilmi Paşa, Osmanlı devletinden Mısır'daki İngiliz nüfuzunu kırabilmek için destek sağlayabilmek için uzun süreli İstanbul'da kalması gereken genç Paşa,1903 yılında Çubuklu'da iki ahşap yalı satın alır. Zamanla yalılarının arkasındaki yamaçları ve üst düzlüğü kapsayan 270 dönümlük bahçeyi de alan Paşa,1907 senesinde İtalyan mimar Delfo Seminati'ye o devrin mimari modasına uygun olarak art nouveau tarzındaki muhteşem saray yavrusunu yaptırır. 1000 m2 alan üzerine yapılan, Boğaz tepelerinden iki kıtayı birleştiren, masmavi kanalı ve yeşil ormanları seyredin kulesi ile müstesna bir yapıdır.

 



PEMBE KÖŞK

Emirgân adını, buranın, 1635'de Erivan'ı Sultan IV. Murat'a teslim eden İranlı Prens Emir Gûn Han'a, bu davranışından dolayı hediye edilmesinden alır. Daha sonra Feridun Bey Bahçeleri adıyla anılan park, birkaç kez el değiştirir. 1860'lı yılların sonuna doğru Hidiv İsmail Paşa nın eline geçmiş ve kıyıya yaptırdığı büyük ahşap sarayının arka bahçesi olarak kullanılır. Hıdiv, in İngiltere. Park,1930'larda Satvet Lütfi Tozan tarafından satın alınmıştır. Tozan'ın bir davetine icabet eden o dönem İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı Dr. Lütfi Kırdar'ın çevresine bakınıp "Bir kişiye bu kadar yer çok" demesiyle, 1940'lı yılların başlarında kamulaştırılıp şehrin mülkiyetine geçirilmiştir. Korulukta İsmail Paşa tarafından yaptırılan üç köşkten biri olan Pembe Köşk İki katlı tipik bir Osmanlı evi üslubundadır. Adını, orijinal rengi olan sardunya pembesinden alır.

 



SARI KÖŞK
 

Emirgân Parkı'nda işletmeye açılan bir diğer köşk de Sarı Köşk'tür. Hidiv İsmail Paşa tarafından yaptırılan parkın içindeki Sarı Köşk, Şale üslûbunda olup bir kuş evi görünümündedir. Türk insanının geleneksel yaşama düzeninin gereği olarak bir sofa etrafinda toplanan plan şeması uzun yıllar değişmeden sürdürülmüştür. Ünlü Osmanlı mimarı Serkiş Balyan tarafından tasarlanan yapıda, tavan ve duvar süslemeleri, büyük yüksek, kapı ve pencereler, iç mekanlarda parlak renkle zenginleştirilmiş işlemeler önem taşımaktadır. San Köşk, üst katında üç oda bir salon, alt katta dört oda, hol ve mutfak ve bir bodrum katından oluşur. Süsleme sanatının en ince özelliklerini taşır. İç tavanda çiçek motifleri yağlı boya figürler, dış cephe süslemeleri oyma el sanatının tipik örneğidir. San rengi beyazla birlikte motife edilmiş bir kuş evini andıracak şekilde dekore edilmiştir.

 

 

İstanbul'un Tarihi Yerleri

TOPKAPI SARAYI:

Topkapı Sarayı, İstanbul'da yer alan ve dünyada günümüze gelebilmiş sarayların en eskisi ve genişidir. Konumu, Haliç’i, Boğaziçi’ni ve Marmara denizi gören, İstanbul’un ilk kuruluş yeri olan bilinen akropol tepesidir. Tarihi İstanbul üçgen yarımadasının en uç noktasında, 5 km'yi bulan surlarla çevrili, 700.000 m2 özel araziye sahip bir komplekstir.
 

ÇİNİLİ KÖŞK:
Arkeoloji Müzesi karşısındaki iki katlı enteresan binadır. Fatih Sultan Mehmet' in Topkapı Sarayında yaptırttığı ilk binadır. 1472 Tarihli yazlık köşk, sütunlarla hareketlendirilmiş cephesi, eyvanlı terası ve kesme çini dekoru ile Selçuklu tesirinde bir erken Osmanlı örneğidir. Giriş duvarında uzun kitabe yer almıştır. Giriş bölümü, üzeri kubbeli bir mekan olup, yanlarda tonozlu odalar yer vardır. 13-19 yy. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait seramik ve çiniler kronolojik sıralı sergilenmiştir 16 yy. İznik yapımı çiniler müzenin önemli eserleridir.

ESKİ ŞARK ESERLERİ MÜZESİ:
Bir okul binası iken 1917 de müze olarak kullanılmaya başlanmıştı. 1963- 1973 yıllarındaki yeni düzenleme ile modern hale getirildi. I Dünya savaşları öncesi, Osmanlı idaresindeki Mısır ve Orta Doğu ülkelerinden getirtilen kültür eserleri, Anadolu Uygarlıkları buluntuları ile eşsiz ve güzel bir koleksiyon oluşturur.

AYA İRİNİ MÜZESİ:
Aya İrini Müzesi, Ayasofya'yla birlikte en görkemli ve en büyük Bizans kiliselerinden biri olarak Topkapı Sarayı’nın ilk avlusunda yer alır. VI. Yüzyıl’da İmparator Justinianus zamanında inşa edilen kilise, tipik Bizans mimarisinin esintilerini taşır.

SOĞUK ÇEŞME SOKAĞI:
Bab-ı Humayun'un sonunda, tarihi İstanbul evlerinin bulunduğu sokaktır. Topkapı Sarayı'nın duvarına yaslanmış cumbalı, kafesli, 2-3 katlı, 8-10 odalı ahşap evlerin oluşturduğu sokağın geçmişi 18. yy. kadar inmektedir.

Sık çıkan yangınlar ve bakımsızlık nedeniyle giderek yıpranan evler, özellikle 1960'lardan ,itibaren eski sahiplerinin terk etmesiyle enkaz haline gelmiştir. 1985-86 yıllarında Turing tarafından günün malzemesi kullanılarak restore edilen sokaktaki 9 bina, bir pansiyon dizisi haline getirilmiştir. Roma Sarnıcı da restore edilerek taverna olarak kullanılmaya başlamıştır. Evler, Yaseminli Ev, Mor Salkımlı Ev, Hanımeli Ev gibi adlarını etrafına dikilen çiçeklerden almıştır. Evlerden biride halen İstanbul Kitaplığı olarak kullanılmaktadır.

CAFER AĞA MEDRESESİ:
16.yüzyıl Mimar Sinan eseri. Bir sanat sever olan Cafer Ağa yaptırarak vakfetmiştir. Günümüzde Türk Kültürüne Hizmet Vakfı tarafından resim, müzik ve çeşitli el sanatları konularında kurslar verilmekte.

 



AYASOFYA:
Dünya kültür mirasının en büyük birkaç eserinden biri olan “Bazilika” önemini 1470 yıla varan tarihinden almakta. Yapıldığı dönemde dünyada kendisi kadar muhteşem bir eser daha insanoğlu elinden çıkmamıştı. İşte bu sebeple banisi Justinyen açılış töreninde ünlü Süleyman Mabedini kastederek “Seni yendim ey Süleyman!” demiştir.

TÜRK-İSLAM ESERLERİ MÜZESİ: (İbrahim Paşa Sarayı):
İslam uygarlığına ait çeşitli toprak ,metal, seramik ve cam eşyalarla 13.yy dan bu yana Türk halıları sergilenir.Son birkaç asrın Türk aile yapısını canlandıran etnografik sergiler görülmeğe değer bölümler arasındadır.
 

YEREBATAN SARNICI:
Bizansın sayısız su sarnıçlarından belki en büyüğü. Ucu bucagı görünmeyen bir yer altı sarayı gibi yüzlerce sütünun arasından bakarken mistik bir ürpertiyle 1450 yıl önceki Bizanstan bir kesit göreceksiniz.

HASEKİ HÜRREM HAMAMI:
Kanuni’nin Ukrayna asıllı eşi Hürrem Sultanın mimar Sinan’a yaptırdığı bu büyük hamamın erkekler ve kadınlar için ayrı girişleri vardır. Günümüzde halı teşhiri ve satışı yapılmakta.

SULTANAHMET CAMİİ:
Çinilerindeki hakim renkten dolayı batılıların “Mavi Cami” adını yakıştırdıkları ünlü altı minareli cami 17.yy Sinan sonrası Osmanlı cami mimarisinin en güzel örneklerindendir. Ayasofya nasıl bir dünyaya meydan okuma ihtirasının ürünü ise, Sultanahmet Camii de adeta ona meydan okur gibi tam karşısında tüm görkemiyle yükselerek dünyaya Osmanlı Uygarlığının ulaştığı noktayı ilan etmektedir.

HİPODROM MEYDANI:
Şimdiki sade görünüşüne bakanlar bu alanın bir zamanlar dünyanın en gösterişli gümüş, altın ve mermerden paha biçilmez heykeller ve çeşitli anıtlarla süslü olduğunu tahmin edemez. Septimus Severus’ tan itibaren tüm Roma ve Bizans İmparatorları burayı süslemek için yarışmışlardı. Haçlılar (4.sefer) hayatlarında görmedikleri bu zenginliklerle karşılaşınca Kudüs’e gitmekten vazgeçip buraya yerleştiler ve götürebildikleri her şeyi yağmaladılar (1204 latin istilası).

SULTANAHMET SOKULLU MEHMET PAŞA CAMİİ:
Biraz arka sokakta kaldığı için gözlerden kaçan 16.yy Sinan imzalı bu zarif eser İstanbul’un incilerindendir. Çinilerinin nefes kesici güzelliği görenleri büyülemektedir.

SULTANAHMET BİNBİRDİREK SARNICI:
Hipodromun batısında yer alır. Yakın yıllarda temizlenerek yanından geçen yola bir galeri ile bağlanmıştır. Kolay gezilen, enteresan ve güzel bir diğer ziyaret yerine dönüştürülen sarnıç 64 x 56 metre boyutundadır. Tarihte yaptırıcısının adı Philoksenos diye anılan eser 4 yy. Büyük Konstantin devrinden kalmadır. 224 Adet orijinal sütundan 212 adedi günümüze gelmiştir. Kalın duvarların çevrelediği mekanın tuğla tonozları, bunları taşıyan, bir ara bölme ile bindirilmiş çifte sütünlar ve işlemesiz başlıkları enteresan görüntüler sergilemektedir. Küçük satış reyonları kafe ve sergi alanları ile sarnıcın ortasında yer alan, sütunların orijinal boyunun görülebildiği çukur bölüm, tadilat sırasında yapılmışlardır.

 

 Dünyanın en inatçı aşıkları: Galata Kulesi & Kız Kulesi

Kız Kulesi'yle Galata Kulesi, tarih sayfalarını karıştırdıkça dile geldiler. Hezarfen'in çöpçatanlıklarını, zindanlardan eğlencelere uzanan aşklarını, gerçekten yaşıyor olmak için nefes almanın şart olmadığını, yaşadıklarını anlattılar

Depremler, yangınlar, zaman, yaş farkı, uzaklıklar engelleyememiş birbirlerini uzaktan seyretmelerini, sevmelerini. Değişiklikler de... Kız Kulesi ile Galata Kulesi, yüzyıllar boyu çok değişiklikler yaşamışlar; ülke yönetimleri değişmiş, görevleri değişmiş; bir eskimişler, bir yenilenmişler. Tarih boyunca kâh zindan olmuşlar, kâh karantina. Birinden boğazdaki gemiler gözlenmiş, diğerinden şehirdeki yangınlar. Onlar, belki de dünyanın zamana ve mekâna karşı direnen en inatçı aşıkları.



2011-12-17 20:47:43 Tarihinde varol tarafından düzenlendi.
2013-07-07 12:07:21 Tarihinde varol tarafından düzenlendi.

Sabır; yüzünü ekşitmeden acıyı yudumlamaktır.

Somut.net Forum İstatistikleri

Yeni Üyeler

güzidem79, Cemre1213, halilbade, Aofogrenci, sudabe, şemsettin, hususlu, AliBurak, Melek0505, dlkeren0202,

Şuan Sitede Olanlar;

Foksiyon devre dışı bırakıldı.

Forum İstastikleri

Konu Sayısı: — Mesaj Sayısı: — Üye Sayısı: