Finansal Yönetim Ders Notları | 1-7

tarih31.03.2012 13:37 — Aöf 3. Sınıf Dersler,



FİNANSAL YÖNETİM

Ünite - 1

Finansman: İşletmenin ihtiyacı olan fonların sağlanmasıdır.

Finansal yönetim: İşlemenin ihtiyacı olan fonların sağlanarak uygun varlıklara yatırılmasıdır.

Sermaye bütçelemesi: Sermayenin uzun süreli varlıklara yatırılmasıyla ilgili kararlar sürecidir.

Finans: Kişi yada kurumların faydalanabileceği para,fon ya da sermaye anlamına gelir.

Finansal yönetimin 3 tane genel amacı vardır.

1-Karı en yükseğe çıkarmak

2-Pay başına gelirleri en yükseğe çıkarmak

3-İşletmenin piyasa ( Pazar ) payını en yükseğe çıkarmak

Finansal  yönetimin  fonksiyonlarını 3 başlık altında toplamak mümkündür.Bunlar

1-Yatırım kararları

2-Finansman kararları

3-Dividant kararları

 

1-) Yatırım Kararları : Finans yöneticisinin vereceği kararlardan hemen hemen en önemlisi yatırım kararlarıdır.İşletmeler sahip oldukları kıt kaynaklarını,çeşitli seçenekler arasında en uygun olanı seçerek kullanmak durumundadır.

a-) Kısa Süreli Yatırım ( Dönen Varlık ) :  uzun süreli varlıkların çalıştırılması için yapılır. ÖR : Nakit, Alacak, Stok

b-) Uzun Süreli Yatırım (Duran Varlık ) : sermaye bütçelemesi için yapılır. Kapsamında ; bina, arsa, makine gibi reel varlıklar ile patent, marka, teknik bilgi gibi reel olmayan varlıklar yer alır.

2-) Finansman Kararları

İşletmelerin faaliyete geçebilmesi,faaliyetlerini devam ettirebilmesi için,çok sayıda varlıklara ihtiyaçları vardır. Dolayısı ile finans yöneticisinden, işletmeye gerekli olan varlıklara yönelik olarak fon ihtiyacını belirlemesi ve bu ihtiyacın en iyi şekilde nasıl finanse edileceğini ortaya koyması gereklidir. 

İşletmeler borçlanarak ya da öz sermaye kanalıyla kaynak sağlayabilirler. İki kaynak arasında temel farklılık; borçlanma durumunda işletmelerin,zarar bile etseler faiz ve anapara ödeme yükümlülüğü altında olmalarıdır. Genelde borçla finansmanın en önemli avantajı faizin gider olarak vergiden düşülebilmesidir.

Hisse senedi yoluyla finansmanda ise,faiz ve anapara ödemesi gibi zorunlu bir ödeme söz konusu değildir.Faaliyetlerden kar elde edildiği  halde,genel kurul kararıyla karın dağıtılmaması mümkündür.Ayrıca hisse senetlerinde vade olmadığı için anapara ödemesi gibi bir durumun olmaması nedeniyle hisse senedi yoluyla finansmanın riski borçla finansmana göre daha düşük olmaktadır.

Finansal yönetime düşen görev, çeşitli seçenekleri risk ve maliyet açısından karşılaştırarak işletmeye en uygun gelecek bir bileşimi oluşturabilmesidir.

Önemli: İster kısa vadeli, ister uzun vadeli yatırımlar olsun kararlar daima yatırımın riski ile getirisi karşılaştırılarak verilmelidir.Daha riskli yatırımlardan daha fazla getiri beklenmelidir.

3-Dividant ( kar payı ) Kararları : Finansal yönetimin üçüncü önemli karar alanı da dividant ya da kar payı dağıtımı ile ilgilidir. Dividant kararları faaliyetlerden sağlanan karların ne kadarının işletmede ne kadarının ortaklara dağıtılacağı ile ilgilidir. A.Ş. ‘ lerde kar dağıtımına genel kurul karar verir.

Not : Yukarıda belirtilen tüm bu finansal kararlar işletmenin piyasa değerini etkileyecektir. İşletmenin,piyasa değerini maksimum yapmak amaçlanıyor ise,karar verilirken kararın işletmenin piyasa değerine olan etkisi düşünülmelidir.

Finans yöneticisi: İşletmelerde yatırım ve finansman kararlarından sorumlu olan kişidir.

Finans Yöneticisinin ve Muhasebe Müdürünün Sorumlulukları

Finans Yöneticisi ( Haznedar )

* Banka ilişkileri

* Nakit yönetimi

* Finansman

* Kredi Yönetimi

* Dividant kararları

* Sigorta

* Emeklilik fonlarının Yönetimi

Muhasebe Müdürü ( Kontrolör )

* Mali tabloların hazırlanması

* İç Denetim

* Muhasebe

* Bordro işlemleri

* Kayıtların korunması

* Bütçelerin Hazırlanması

* vergiler

İşletmelerin Amaçları

a-) Soysal Amaçlar    

  Mal ve hizmet üreterek toplum refahını artırmak    

  İşletmede istihdamı sürekli kılmak     

  İşletmenin sürekliliğini sağlamak

b-) Ekonomik Amaçlar

* Üretimi ve satışları artırmak

* İşletmenin piyasa payını  artırmak

* işletmenin büyümesini sağlamak

* işletmenin karını ve değerini maksimum yapmak

 

Finansal Yönetimin Tarihçesi

1930 öncesi à Pasif ön planda

1930 àDepresyon, İflaslar, reorganizasyon

1940 - 1950 àPasifin yanı sıra aktif gündemde, kantitatif yöntemler, iskonto edilmiş nakit akış yöntemi geliştirilmiştir.

1960 àVarlık dağılımında optimizasyon istatiksel matematiksel modeller uygulanıyor.

1970 à Riskle düzeltilmiş modeller geliştirilmiştir.

1980 ve Sonrası à Bilgisayar kullanımı, sermaye hareketliliği, teknoloji, büyüme, rekabet artışı, kar marjlarının daralması, faiz ve döviz kurlarında dalgalanma, ulaştırma ve iletişimin gelişmesi

 

Finansal Yönetim ve İşletmelerin Hukuki Yapıları

1-) Bireysel İşletmeler ( Ferdi Teşebbüsler)

  • Tüzel kişilikleri yoktur.
  • 3. Kişilere karşı ortaklar tüm mal varlığıyla sorumludur.
  • Kuruluş için yazılı sözleşmeye gerek yoktur, sermaye tabanı şartı yoktur
  • Kredi bulunması daha kolaydır. Ancak geri ödenmezse alacaklı tüm kişisel varlık üzerinde hak sahibi olur.
  • Tek kişi kararları aldığı için, hatalı karar olasılığı artar.
  • Küçük işletme türüne yatkın bir yasal kuruluş biçimidir.

2-) Ortaklıklar : 2’ye ayrılır

A-) Şahıs Ortaklıkları

a-) Adi ortaklıklar (Şirketler) : iki yada daha fazla kişinin herhangi bir şekil şartına tabi olmaksızın yalnızca sözlü bir anlaşma ile geçici ya da sürekli olarak kurdukları ortaklık( şirket ) türüdür. Bu tür ortaklıkların en önemli avantajı düşük maliyetlerle ve kolayca kurulabilmesidir.

Adi ortaklıkların dezavantajları  ortakların sınırsız sorumlulukları vardır. İşletmenin finansal krize girmesi durumunda her ortak kendi payı ile değil, işletmenin tüm borçlarından sınırsız olarak sorumludur.

b-) Kollektif Ortaklıklar ( Kollektif Şirketler ) : Kişilerin belirli şekil şartıyla ve belli unvan altında oluşturdukları bir ortaklık türüdür. Tüzel kişiliği de olan bu ortaklık türünde ortaklar, şirketin borçlarından dolayı tüm varlıklarıyla müteselsilen sorumludurlar. Şirketin ömrü, ortaklar arasındaki anlaşmaya bağlıdır. Bu ortaklık türünde de fon sağlama olanağı, ortakların elde edebilecekleri olanakların toplamı kadardır.

c-) Adi Komandit Ortaklıklar : Ticari bir şirkette ortaklardan bir kısmı aynen şahıs şirketlerinde olduğu gibi sınırsız ve müteselsilen sorumluluk yüklenirken, bir kısmı da yalnızca koydukları sermaye kadar sorumluluk

 ( sınırlı sorumluluk ),yüklenmeleri durumunda adi komandit ortaklık türü ortaya çıkmaktadır.

d-) Sermayesi paylara bölünmüş Komandit ortaklıklar : Sermayesi paylara bölünmüş komandit ortaklık adi komandit ortaklığa benzer Tek farkı sınırlı sorumlu ortaklar olarak bir ya da birkaç kişinin daha yer almasıdır.

Adi komandit şirketlerde sınırlı sorumlu ortakların payları yalnızca sözleşmede yer alır ve sermayeye karşılık olarak herhangi bir pay senedi vermez.

B-) Sermaye Ortaklıkları

a-) Limited Şirketler : İki veya daha fazla gerçek ve tüzel kişi tarafından bir ticaret ünvanı altında kurulan, ortakların sorumluluğu, koydukları veya koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlı ve esas sermayesi belirli olan ticari ortaklık tipine limited ortaklık denir. Limited ortaklıklar en az 2,en çok 50 ortak arasında kurulabilir.

Ortaklara sermaye payları için pay senedi ( hisse senedi ) verilmez. Sermaye arttırmak ya da ortakların sorumluluklarını genişletebilmek için, ortakların oybirliği gereklidir.

b-) Anonim Şirketler : Anonim ortaklıklarda da ortaklığın sermayesi paylara bölünmüştür. Bu paylar ( hisseler ) kıymetli evrak hükmündeki hisse senetleriyle temsil edilirler. Sermaye kolayca el değiştirebilir. Anonim şirketler ani yada tedrici olarak kurulabilirler. Sınırlı sayıda ortakla kurulan anonim şirketler ani şekilde kurulurken, halka açık olarak kurulmak istenen anonim şirketler tedrici olarak kurulurlar. Tedrici kuruluşun çok sayıda formaliteleri vardır. Günümüzde halka açık olarak kurulan anonim ortaklıklar, TTK ya göre değil, SPK(sermaye piyasası kanunu) na göre kurulduklarından kuruluş formaliteleri az da olsa basitleştirilmiştir.

 

Organize Piyasalar : Resmi bir piyasa yerinin olduğu, devletin gözetimi ve denetimi altında olan piyasalardır. Ör: İstanbul menkul kıymetler borsası

Hisse Senedinin Nominal Değeri : Tescil edilen ve bilançoda gösterilen sermayenin hisse senedi sayısına bölünmesiyle bulunan değerdir.

Kayıtlı Sermaye Sistemi : Esas itibari ile sermaye artırımı sistemi olup, sermayenin daha az formaliteyle arttırılabileceği bir limittir. Sadece halka açık Şirketler geçebilir.

Halka Açık Anonim Şirket : SPK’ya göre hisse senetleri halka arz edilen şirketlerle, ortak sayısı 250’yi aşan şirketlerdir. SPK’ya tabidirler ve SPK denetimindedirler.

 

Ünite – 2

Faiz : paranın zaman değerinden doğar. Parayı sunan açısında faiz; o günkü kullanım hakkından vazgeçmenin getirisidir. Talep açısından ise sonraki zamanda tüketebileceği parayı bugünden tüketebilme hakkının bir bedelidir.

Faiz oranını etkileyen etmenler => Enflasyon riski, Likitide riski, Ödenmeme riski, Vade riski

Enflasyon paranın zaman değerini arttırır. Enflasyon sıfır bile olsa faiz var.

Enflasyon oranı = Piyasa Faiz Oranı => Bedel yok, reel getiri sıfırdır.

Enflasyon oranı > Piyasa Faiz Oranı => Negatif reel faiz ( İşletmeler borç alır.)

Enflasyon oranı < Piyasa Faiz Oranı => Pozitif reel faiz

Enflasyon : Zaman içinde mal ve hizmet fiyatlarının ortalama düzeyinin yükselmesidir.

Negatif Faiz : Piyasa faiz oranının, enflasyon oranının altında kalması durumunda oluşur.

Nominal Faiz : Finansal varlığın üzerinde yazılı olan, işleme konu olan faizdir.

Reel Faiz : Enflasyondan arındırılmış faizdir.

Not : Nominal faiz, reel faiz ve enflasyon oranı arasındaki ilişkiyi Irving Fisher ortaya koymuştur. Bu formülle ortaya koymuştur. 

 

Formül =>  

1 + Reel Faiz Oranı = 1 + Nominal Faiz Oranı
                                        1 + Enflasyon Oranı

 

Basit Faiz : Faizin anapara üzerinden hesaplanmasıdır. Anapara ve faiz tutarı değişmez. Kısa vadeli işlemlerde uygulanır. Faiz devre sonunda çekilir.

  

Basit Faiz hesaplamak için

formül =>

Para x Faiz Oranı x Süre  

  

Basit Faizde Gelecekteki Değer : Ana para ile faizin toplamıdır.

Formül =>  Para x (1 + Faiz Oranı x Süre)

Basit Faizde Şimdiki Değer : Gelecek değerden hareketle paranın bugünkü değerini hesaplamaya iskontolama denir. İskontolama işlemi senetlerin vade tarihinden önce paraya dönüştürülmesinde de kullanılır.

Formül => 

Gelecekteki Değer (veya Senedin Vadeli Değeri)
              (1 + Faiz oranı x Süre)

Basit İskonto

Bono ( Ticari Senet ) : Kredili alışverişlerde borçlunun, alacaklıya verdiği belirli bir tarihte belirli miktarda bir parayı ödeyeceğini gösteren belgedir. Bu senedin bedeli vade bitiminde alınabileceği gibi vade öncesinde bir finansal kuruma iskonto ettirilerek ( senet kırdırma) de tahsil edilebilir.

Basit İç İskonto : iskonto tutarının senedin peşin değeri üzerinden hesaplanmasıdır.

        Formül =>                

P =          S          
      ( 1 + i x n )  

S : senedin vadeli değeri   P : Senedin peşin değeri
 n : yıl cinsinden vade         i : iskonto oranı

       

Basit Dış İskonto : İskonto tutarının vadeli değerinden hesaplanmasıdır.

Formül =>

P = S x ( 1 – i x n )

 

Bileşik Faiz : Her devre kazanılan faiz anaparaya ilave edilir. Anapara ve faiz tutarı her devre değişir. Uzun vadeli işlemlerde kullanılır. Faiz bankadan çekilmez.

Not : Bileşik faizde devre sayısı dikkate alınarak faiz oranı ve süre hesaplanır. Bir yıl için;

Vade 1 Ay ise = 12  Vade 4 Ay ise = 3

Vade 3 Ay ise = 4     Vade 6 Ay ise = 2    

 

Bileşik Faizde Gelecek Değer = Para (1 + faiz oranı) Süre

 

Bileşik Faizde Bugünkü Değer =               Para    
                                                             (1 + faiz oranı) Süre

Efektif Faiz : Devre uzunluklarının 1 yıldan kısa olması durumunda bileşik faiz kullanılarak hesaplanan faizdir. Buna gerçekleşen faiz de denir.

Faiz yılda 1 kez hesaplanırsa ; yıllık nominal faiz, yıllık efektif faizde eşittir.

Faiz 1 yıldan daha kısa sürelerde hesaplanıyorsa efektif faiz, nominal faizden yüksek olur.

Formül =>

Efektif Faiz Oranı = ( 1 + Devre Faiz Oranı )devre sayısı – 1

 

Anüite : Belirli bir zaman süreci içinde eşit aralıklarla verilen ya da alınan eşit ödemeler dizisidir. Anüitelerde ödemeler, ödeme aralıkları ve vade boyunca faiz değişmez. Kira, tahvil faizleri, eşit taksitlerle geri ödenecek krediler anüitelere örnektir.      

Anüitenin Gelecek Değeri  =    Yatırılan Para x     (1 + Faiz Oranı) süre - 1
                                                                                        Faiz Oranı

Anüitenin Bugünki Değeri =    Yatırılan Para x  (1 + Faiz Oranı) süre - 1
                                                                         1 + Faiz Oranı) süre x Faiz Oranı

  (Eşit taksitler gibi Sorular  Sorulduğunda da aynı)   

Ünite – 3

Finansal Analizin Önemi ve Kullanıcıları

İşletmelerde yöneticilerin birincil amacı, işletmenin piyasa değerinin en yükseğe çıkartılmasıdır.

Finansal Analiz Yapanlar ( Kullanıcılar)

İşletme Yöneticileri              * Sendikalar

Kamu Kurumları                   * Yatırımcılar

Kredi Verenler                       * Kamuoyu

 

Finansal Analizde Kullanılan Finansal Tablolar

Finansal Tablolar : Finansal bilgi sistemi süreci içinde kaydedilen ve toplanan bilgilerin, belirli zaman aralıkları ile bu bilgileri kullanacak olanlara iletilmesini sağlayan araçlardır.

Bilanço: Belli bir tarihte işletmenin sahip olduğu varlıkların neler olduğunu ve bunların hangi kaynaklardan sağlandığını gösteren tablodur.

Gelir Tablosu: İşletmenin belli bir döneminde elde ettiği tüm gelirler ve aynı dönemde katlandığı bütün maliyet ve giderleri ve bunların sonucunda işletmenin elde ettiği dönem net karını veya zararını kapsayan tablodur.

Bağımsız denetim : Finansal analiz sonuçlarının anlamlı ve yararlı olabilmesi için finansal tablolardaki bilgilerin işletme ile bağlantısı olmayan bağımsız bir uzmanca denetlenmesine bağımsız denetim adı verilir.

Finansal Analiz Türleri

3 farklı şekilde sınıflandırılır.

a-) Kapsamına göre: Kapsamına göre finansal analiz statik ve dinamik olmak üzere ikiye ayrılır.

1-) Statik Analiz : Belirli bir tarihte düzenlenmiş veya belirli bir döneme ait finansal tablolarda yer alan kalemler arasındaki ilişkilerin tespiti ve değerlendirilmesine yönelik analizdir. Statik analiz tek bir dönemle ilgili olarak yapılır.

2-) Dinamik Analiz : İşletmelerin birbirini takip eden dönemlere ait finansal tablolarında yer alan kalemler arası ilişkinin ve bu kalemlerin zaman içerisinde göstermiş olduğu eğilimlerin belirlenmesi ve yorumlanmasıdır.

b-) Amacına Göre : 3’e ayrılır.

1-) Yönetim Analizi :  Yönetim analizinin amacı işletme faaliyetlerinin başarısını ölçme, hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığını belirleme, olumsuz sonuçların nedenlerini araştırma, geleceğe ilişkin kararlar alma, üretim politikalarını geliştirme ,sağlıklı kararlar alarak verimliliği ve karlılığı arttırma olarak özetlenebilir.

2-) Yatırım analizi: Bir işletmenin mevcut ve potansiyel hissedarları ile işletmeye uzun vadeli kaynak sağlayan ya da sağlamayı düşünen kişilerce yapılan analizdir. Analizin temel amacı, işletmenin gelecek dönemlere ait kazanma gücünü saptamaktır.

3-) Kredi Analizi : İşletmenin likidite gücünü ortaya koymak ve kısa vadeli borçlarını ödeme yeteneğini saptamak amacıyla, genellikle kredi veren kuruluşlar tarafından yapılan analizdir.

c – Yapanın Kimliğine göre Finansal analiz : 2’ye ayrılır.

1-) İç Analiz : Analizi yapan analist eğer işletme içinden bir kişi ise buna iç analiz denilir.

2-) Dış Analiz : Analizi yapan kişi eğer işletme dışından bir kişi ise  yapılan analize dış analiz denilir.

 

Finansal Analizde Kullanılan Teknikler

A-) Oran Analizi : Bilanço ve gelir tablosunda yer alan kalemlerin birbirine oranlanması ile yapılan analizdir.

Oran Türleri

1-) Likidite Oranları : İşletmenin kısa vadeli borç ödeme gücünü ölçmek için hesaplanan orandır.

a-) Cari Oran : Normal Şartlarda kısa vadeli borç ödeme gücünü ölçer. Üretim işletmeleri için ‘’2’’ olması istenir. Gelişmekte olan ülkelerde ise ‘’1,5’’ seviyesi yeterlidir. ( formülle hesaplama sonucu)

Formül => Cari Oran =   Dönen Varlıklar / Kısa Vadeli Borçlar

b-) Asit – Test Oranı : Dönen varlıklardan stoklar düşüldükten sonra kalan değerin kısa vadeli borçlara oranlanmasıdır. Standart olarak ‘’1’’ olması istenir. ( formülle hesaplama sonucu)

Formül => Likidite Oranı =  Dönen Varlıklar – Stoklar  / Kısa Vadeli Borçlar

c-) Nakit Oranı : İşletmeler alacakların tahsil edilememesi, stokların satılamaması durumlarında kısa vadeli borç ödeme gücünü ölçer. En hassas ölçendir. Aşağıdaki formülle yapılan hesaplamalarda çıkan sonuç 0.20 ( %20)  olması yeterli kabul edilir.

Formül => Nakit Oranı = Hazır Değerler + Menkul Kıymetler / Kısa Vadeli Borçlar

2-) Finansal Yapı İle İlgili Oranlar : İşletmenin mali yapısını, borç özsermaye ilişkisini, uzun vadeli borç ödeme gücünü ölçen oranlardır.

a-) Borçlanma Oranı ( Kaldıraç Oranı ) :  Varlıkların % kaçının yabancı kaynaklarla finanse edildiğini gösterir.

Formül => Borçlanma Oranı = Toplam Yabacı Kaynaklar / Pasif Toplamı

b-) Kısa Vadeli Yabancı Kaynakların Pasif Toplamına Oranı : Yararlanılan kısa vadeli yabancı kaynak yüzdesini gösterir. Ticaret ve hizmet işletmelerinde yüksektir.

Formül => Kısa Vadeli Yabacı Kaynak / Pasif Toplamı

c-) Uzun Vadeli Yabancı Kaynakların Pasif Toplamına Oranı : Üretim işletmelerinde daya yüksektir. Formülü kısa vadeli yabancı kaynakların pasif toplamına oranı ile aynıdır.

d-) Maddi Duran Varlıkların Özsermayeye Oranı : Özsermayenin yeterliliğini gösterir. 1’se ( %100) borç alınmamıştır. %100’ün altındaysa özsermaye yetersizdir. Borç alınmıştır.

Formül => Maddi Duran Varlıklar / Özsermaye

e-) Duran Varlıkların Devamlı Sermayeye Oranı : Devamlı Sermaye uzun vadeli yabancı kaynaklarla özsermayenin toplamıdır. 1’den (%100) küçük  olması istenir.

Formül => Duran Varlıklar / Devamlı Sermaye

f-) Faizleri Karşılama Oranı : Ödenmesi gereken faizlerin kaç kez kazanıldığını gösterir.

Formül => Faiz Vergi Öncesi Kar / Faiz Giderleri     ( Çıkan değer 8 olursa genel kabul görmüş değerdir.) 

 

3-) Faaliyet Oranları : İşletmenin sahip olduğu ve faaliyetlerini gerçekleşmede kullandığı varlıkların ne ölçüde etkin kullanıldığını tespit etmede kullanılan orandır.

a-) Stok Devir Hızı : Formül => Satışların Maliyeti / Ortalama Stok(D.başı M.M + DSMM/2)

b-) Alacak Devir Hızı       : Formül => Kredili satışlar/Ticari Alacaklar

c-) Alacakların Ortalama Tahsil Süresi : Formül => 360 / Alacak devir hızı

d-) İşletme sermayesi Devir Hızı  : Formül => Net Satışlar / Dönen Varlıklar

e-) Maddi Duran Varlık Devir Hızı : Formül => Net Satışlar / Net Maddi Duran Varlıklar

f-)  Öz Kaynaklar Devir Hızı  :  Formül => Net Satışlar / Ortalama Öz Kaynaklar

 

4-) Faaliyet Oranları : İşletmenin faaliyetleri sonucunda ulaşılan başarıyı ölçmek, ölçülü ve yeterli bir karlılığın elde edilip, edilmediğini değerlendirmek için yararlanılan oranlardır.

a-) Net Karın Öz Kaynaklara Oranı :  Formül =>Net Kar / Öz Kaynaklar 

b-) Net Karın Satışlara Oranı : Formül => Net Kar / Satışlar

c-) Net Karın Aktif Toplamına Oranı :  Formül => Net Kar / Aktif Toplamı

 

Not : Net Kar : Net Satış – SMM – Faaliyet Giderleri – Faaliyet Dışı Giderler – Finansman Giderler + Faaliyet Dışı Gelirler  formülü ile hesaplanır.

 

5-) Piyasa Performansını Değerlendirmede Kullanılan Oranlar

a-) Fiyat-Kazanç Oranı : Formül => Hisse senedi Borsa Değeri / Hisse Başına Gelir

b-) Piyasa Değerinin Defter Değerine Oranı : Formül => Hisse Senedi Borsa Değeri / Hisse Sen.  Defter Değeri

c-) Hisse Senedi Başına Kar Oranı : Her bir hisse için ne kadar kar edildiğini gösterir.

 

Karşılaştırmalı Tablolar Analizi : Birden fazla yılın bilanço ve gelir tablosu kalemlerinin göstermiş olduğu değişim esas alınarak yapılan analizdir.

Yüzde Yöntemi İle Analiz :  Bilanço kalemlerinin grup toplamına ya da aktif(pasif) toplamına göre bulunan yüzde değerler esas alınarak yapılan analizdir.

Eğilim Yüzdeleri Analizi ( Trend Analiz ) : Bilanço ve gelir tablosu kalemlerinin uzunca bir süreçte göstermiş olduğu eğilimlerin karşılaştırılması suretiyle yapılan analizdir.

Diğer Bilinmesi Gerekenler

Özsermaye : Varlık Toplamı Kaynak Toplamı

Bilanço : Belli bir tarihte işletmenin sahip olduğu varlıkların neler olduğunu,bunların hangi kaynaklardan sağlandığını gösteren tablodur.

Dönen varlıklar :  Hazır değerler + Geçici Yatırımlar(menkul değerler ) +Alacaklar + Stoklar

 

Ünite – 4

Başabaş Analizi : Kar planlamasının temel araçlarından biridir. İşletmenin değişik üretim düzeylerinde beklenen gelirleri, giderleri ve karları arasındaki ilişkiyi ortaya koyan analizdir.

Yararları

* Kar hedefine ulaşmada gerekli iş hacmini belirler.* Birim maliyetleri ve satış fiyatını belirler.

* En karlı mamul türünün seçilmesine yardımcı olur.        * Asgari üretim kapasitesini belirler.

* Faaliyetlerin kontrolü, izlenen politikalar ve yönetim değerlendirilmesinde kullanılır.

* Giderlerin satış fiyatındaki değişmelerin kara geçiş noktasını ve toplam kara etkisini gösterir.

Doğrusal Başabaş Analizinin Varsayımları

* İşletmelerin giderleri, sabit ve değişken giderler olarak iki grupta toplanmaktadır.

* Sabit varlıklar( maddi duran varlıklar) çeşitli üretim düzeylerinde aynı kalmaktadır.

* Birim satış fiyatları değişmemektir.     * Genel Fiyat düzeyi istikrarlıdır

* Birim değişken giderler bütün üretim düzeylerinde aynıdır.      * İşletme politikaları sabittir.

* Her üretilen mal ve hizmet satılır.       * Üretim faktörlerinin verimliliği aynı kalır.

* Tek çeşit mal veya hizmet üretilmektedir.  * Geleceğin belirsizliği dikkate alınmaz.

    Giderler Türleri

Sabit giderler : Üretim düzeyine bağlı olarak değişmeyen giderlerdir. Faiz giderleri, amortismanlar, sigorta ve vergiler ile yönetim maaşları işletmelerin sabit giderlerine örnek verilebilir.

Teknik Değer Kaybı : Sabit varlıklar, üretim sırasında aşınma ve yıpranma nedeniyle bir değer kaybına uğrarlar. Sabit varlıklar üretimde az da kullanılsalar havadaki su buharı, asit buharı vb. nedenlerle yıpranırlar ki bu da teknik değer kaybı olarak nitelendirilir.

Ekonomik Değer Kaybı :  Sabit varlıklar, teknik değer kayıpları nedeniyle ekonomik değer kaybına uğrarlar. Teknik değer kayıpları yanında, teknolojinin hızlı gelişim gösterdiği alanlarda ( Örneğin bilgisayarlar, modern otomatik makinalar vb. alanlarda) teknolojik yeniliklerin ortaya çıkması eski teknolojiye olan talebi azaltacağı için demode kalan sabit varlıkların ekonomik değerleri azalır.

Amortismanlar : Sabit varlıkların aşınma ve yıpranma karşılığı olarak hesa­planan nakit çıkışı gerektirmeyen giderlerdir.

Değişken Giderler :  En önemli değişken gider kalemleri, hammadde, direkt işçilikte işletme malzemesi ve yardımcı madde gibi materyaldir.

Not : Başabaş analizinde ve çalışma kaldıracı analizinde yararlanılan temel tablo, gelir tablosudur.

 

Başabaş Noktasının Hesaplanması

a-) Grafik Yöntemi      

Açıklama: http://www.google.com.tr/url?source=imgres&ct=img&q=http://acikogretimx.com/resimler/konu_anlatimlari/finansalyonetim/bbn_3.jpg&sa=X&ei=z14STeObEc6Fswaey6nfDA&ved=0CAQQ8wc4GA&usg=AFQjCNGII076OjHQAR6zsO6vggqLCzuPWA

Başabaş noktası : Toplam gelirlerin toplam giderlere

eşit olduğu noktadır.

 

b-) Matematiksel Yöntem

Formül =>  

Başabaş Noktasındaki Üretim Miktarı (Q)      =                         Toplam Sabit Giderler            
                                                                                           Birim Satış Fiyatı – Birim Değişken Gider

 

Formül =>

Başabaş Satış Tutarı =                                   Toplam Sabit Giderler            
                                                         1-                Toplam Değişken Giderler            
                                                                                    Toplam Satışlar

 

Kârın istenilen bir düzeyde olması istendiğinde başa baş üretim

 Formül =>    = Fiyat + Kâr / Bir.Sat.Fiy. – Bir.Değ.Gid.

 

Doğrusal Olmayan Başabaş Analizi

 

   Açıklama: http://acikogretimx.com/resimler/konu_anlatimlari/finansalyonetim/bbn_4.jpg

 

* Faaliyet (Çalışma) Kaldıracı : Sabit giderler ile değişir giderler arasında ilişki kurarak sabit giderlerin nereye kadar kabul edilebileceğini araştıran bir analiz tekniğidir. İşletme giderleri arasında sabit giderleri yüksekse işletmenin satışlarında ufak bir değişiklik kar üzerinde çok büyük oranda değişiklik yaratır buna “kaldıraç etkisi” denir. Sermaye Yoğun Sektörler :Sabit varlıklara daha fazla yatırımı gerektiren sektörlere sermaye yoğun sektörler denir. Emek Yoğun İşletmeler : Sabit giderleri düşük olan işletmeler ise sabit yatırımları az ,üretimi daha çok emek gücüne dayalı olan işletmelerdir. Bu tür işletmelere emek yoğun işletmeler denilir.

Formül =>   

Faaliyet (çalışma) Kaldıraç Derecesi :   Satışlar – Değişir Giderler
                                                                                    Faiz V.Ö.Kâr

* Finansal Kaldıraç Derecesi : İşletmenin belirli bir dönemde borçlandığı varsayımıyla, borçların karlılığı ne ölçüde etkilediğini ortaya koymak için yapılan analiz tekniğidir. Hisse başına kardaki artışın toplam kardaki artıştan daha yüksek oranda gerçekleşmesine finansal kaldıraç etkisi denir.

Formül =>

Finansal Kaldıraç Derecesi :                        Faiz Vergi Öncesi Kâr (FVÖK)    
                                                                           FVÖK – Faiz  –            Kâr Payı      
                                                                                                           1 – Vergi Oranı

Birleşik Kaldıraç Analizi

Birleşik kaldıraç (BKD), faaliyet kaldıracı (FKD) ile finansal kaldıraç (FiKD ) çarpımına eşittir.

Not: Faaliyet kaldıracı “Çalışma Kaldıracı” olarak da ifade edilir.

Formül =>  BKD = FKD x FiKD

Açık bir şekilde ifade edilirse bu eşitlik;

Formül =>  Birleşik Kaldıraç  Derecesi (BKD)

=

Hisse Başına Kardaki Yüzde Değişim

     Satışlardaki Yüzde Değişim

 

Ünite – 5

Finansal yönetimin temel amacı, işletmenin değerini maksimum kılacak kararlar almasıdır. Bu amaca nasıl ulaşacağının ortaya konmasına işletme stratejisi denir. İşletmelerde yatırım ve finansman stratejisi olarak iki temel stratejiden söz edilir.

Açıklama: http://acikogretimx.com/resimler/konu_anlatimlari/finansalyonetim/isletme_stratejisi.png

Yatırım Stratejisi: Sabit varlıkların yönetimine yapılan yatırım harcamalarıdır. Yatırım yapılırken risk ve getiri dikkate alınır. Riski düşük getirisi yüksek olan yatırımlar tercih edilir. İşletme sermayesi yatırımlarının kararları da yatırım stratejisi içerisindedir.

Finansman stratejisi: İşletmelerin ihtiyaç duyduğu fonların ve bu fonların kaynaklarının belirlenmesidir. Bunun için finansal plana ihtiyaç duyulur.

Finansal Planlama Süreci

Gelir ve giderlerin önceden tahmin edilmesi

Finansal yönden alternatif planlar hazırlanır.

Her bir alternatif planın olanakları, işletmeye getiri götürüleri incelenir.

Optimal seçenekler belirlenir.

Karar verme aşaması

Finansal planlamada en önemli unsur bütçe hazırlanmasıdır.

Bütçeler; esas itibariyle işletmenin detaylı olarak hazırlanan yatırım ve finansman planlarıdır.

Bütçeleme iki bölümde incelenir bunlar; Kısa süreli bütçeleme; faaliyet bütçelemesidir. Uzun süreli bütçeleme; uzun vadeli planlamadır.

İşletmelerde Planlama ve Bütçeleme İlkeleri

Bütünlük İlkesi: Bir işletmede ödeme ve tahsilâta yol açan tüm olayların bütçe hazırlanırken dikkate alınması gerekir.

Birlik İlkesi: Tüm sorumluluk ve kar merkezleri için hazırlanan bütçelerin bir ana bütçede toplanmasıdır.

Şeffaflık İlkesi: Bütçeler ilgilenenlerin gerekli bilgileri kolayca alabileceği şekilde hazırlanmalıdır. Bütçeler işletme çalışanlarını belirlenen hedeflere ulaşmada motive etmelidir.

Kesinlik İlkesi: Planlanan faaliyetler ve gelecekteki nakit giriş ve çıkışların gerçekçi varsayımlara dayanmasıdır. Kesinlik ilkesine uyulmaması işletmelerde yapılan planlama ve bütçeleme uygulamalarının başarısını olumsuz etkiler.

Uzmanlaşma İlkesi: Ödeme ve tahsilâtların türlerine ve kaynaklarına göre kesin bir biçimde belirlenmesidir. Bununla hangi finansal araçların hangi sorumluluk ve kar merkezlerine aktığı hangi amaçlarla kullanıldığı belirlenebilmelidir.

Dönemsellik ilkesi: Bütçe periyodik olarak düzenlenmelidir. (Günlük, haftalık, aylık, üç aylık, altı aylık, yıllık vb.)

İktisadilik İlkesi: Bütünlük, kesinlik ve uzmanlaşma ilkelerinin sınırsız uygulanması, bütçelerin kesinlik ve güvenilirliğini artırırken maliyetleri de artırır. Bu nedenle bu nedenle maliyet ve yararların dengelenmesi gerekir.

İşletmelerde Uzun Süreli Finansman Gereksinimin Saptanması

İşletmeler gelecekte ortaya çıkabilecek fon ihtiyaçlarının tahmini için, uzun dönemli planlama faaliyetlerinde proforma (tahmini) tablolardan, kısa süreli finansal planlamada ise bütçelerden yararlanır.

Proforma Tablo: Belirli bir tahmin süresi sonunda işletmenin finansal tablolarının nasıl oluşacağını gösterir.

Finansal Planlama Teknikleri

Açıklama: http://acikogretimx.com/resimler/konu_anlatimlari/finansalyonetim/finansal_planlama_teknikleri.png

Satışların Yüzdesi Yöntemi : Bu yöntemde tüm kalemler “Net Satışlar” tutarına göre hesaplanır. Bu yüzden satışların doğru tahmin edilmesi çok önemlidir.

Regresyon Yöntemi : Bu yöntemde satışlarla doğrudan bağlantılı bilanço ve gelir tablosu kalemleri arasındaki ilişki araştırılır. Ancak bunun için 5 – 6 yıl gibi uzun süreli finansal tablo bilgileri kullanılır.

Oranlar Yöntemi : Özellikle yeni kurulmuş işletmelerde geçmişe ilişkin verilerin olmayışı nedeniyle kullanılan yöntemdir.

 

İşletmelerde Kısa Süreli Finansman İhtiyacının Saptanması

Kısa süreli genel planlama aracı “bütçe”dir.  Bütçe planların hedeflerin rakamla ifade edilmesidir.

Genel (Ana) Bütçe: İşletmelerin bütün fonksiyonlarını kapsayan genel amacını gösteren üst bir bütçedir.

Açıklama: http://acikogretimx.com/resimler/konu_anlatimlari/finansalyonetim/butce_turleri.png

Bütçeleme Süreci

  • Temel amaçlar belirlenir.
  • Satışlar tahmin edilir. (Uzun vadeli satış tahmini)
  • Mal karması ve nitelikleri belirlenir
  • Her mal için kısa vadeli satış tahminleri yapılır
  • Satışlar ile ilgili harcamalar bütçelenir ve bütçe   uygulanır

 

Nakit Bütçesi : Dönem içinde tahmini nakit giriş ve çıkışlarını miktar ve zaman olarak gösteren en önemli bütçelerden biridir. Hangi tarihte nakit fazlası veya açığı olacak günlerin önceden saptanmasına yardımcı olur.  Nakit bütçesi işletmenin karını göstermez.

Nakit Bütçesinin Düzenlenmesi

a-) İlk olarak nakit bütçesinin kapsayacağı zaman belirlenir.

b-) İkinci aşamada faaliyetlerle ilgili bütçeler belirlenir.

c-) İşletme faaliyetiyle ilgili olmayan nakit giriş ve çıkışları saptanır.

d-) Dönemler itibariyle nakit açığı ve fazlaları belirlenir.

Nakit Bütçesinin Faydaları

a-) Tutarlı düşünmeyi ve planlamayı sağlar.

b-) Yöneticilere geleceği tahmin etme yeteneği kazandırır.

c-) İşletme politikaların önceden saptanmasını sağlar.

d-) Değerlendirmede kullanılacak standartların geliştirilmesini sağlar.

e-) Denetime olanak sağlar, denetim giderlerinden tasarruf sağlar.

f-) Yöneticilerin planlamaya zaman ayırmasını sağlar.

g-) Üretim faktörlerinin en verimli kullanımını sağlar.

h-) Bölümler arasında koordinasyon sağlar

Nakit Bütçesinin Sakıncalı Yönleri

a-) Hayali rakamlara yer verilmesi.

b-) Hedeflerin gerçekleştirilmesine aşırı önem vermesi ve işletme amaçlarının unutulması.

c-) Verimsiz harcamaları gizleyici araç olarak kullanılması.

d-) Yöneticilerin yaratıcılıkların kısıtlanması, tutucu stratejilere yol açması.

e-) Giderlerin kontrolüne aşırı önem verilerek büyüme hedefinin 2. plana itilmesi.

f-) Üst yönetimce bir baskı olarak kullanılması

g-) Bütçenin araç olduğunun unutulup amaç haline gelmesi

 

Büyüme ve Finansal Planlama : İşletmeler belirli bir büyüme trendine sahip olmalıdır. İşletmeleri büyümelerini sürekli kısa süreli kaynaklarla finanse etmemelidirler. Uzun süreli kaynaklarla finansmana ağırlık vermek gerekir. Büyüme önceden finansal planlamada tahmin edilir. Ancak büyüme planlaması yapılırken;

  • Ekonomideki gelişmeler
  • Grevler
  • Üretimdeki aksaklıklar
  • Arz fiyatındaki değişiklikler
  • Ani yatırım fırsatları
  • Teknolojik gelişmeler

önceden tahmin edilmelidir. Ülkemizdeki büyümenin finansmanında karşılaşılan en büyük güçlük işletmenin optimum sermaye yapısını da sağlayabilecek uzun vadeli fonların bulunmasıdır.

 

Ünite – 6

Çalışma Sermayesi (İşletme Sermayesi): Bir tesisin faaliyete başlayabilmesi ve işletme faaliyetlerini sürdürebilmesi için kullanılan, kısa sürede paraya dönüşebilen varlıklar ve bu amaçla yapılan harcamalardır. Çalışma Sermayesi işletmenin aktifinde yer alan Dönen Varlıklardan oluşur.

Çalışma Sermayesi Kalemleri : Hazır değerler, Menkul kıymetler, Ticari ve diğer alacaklar, Stoklar, Gelecek aylara ait giderler ve gelir tahakkuklarıdır. Çalışma sermayesi kalemlerine “Brüt Çalışma Sermayesi” denir.

Net Çalışma Sermayesi: Dönen varlıklardan kısa vadeli borçlar çıkarıldıktan sonra kalan tutardır.

Net Çalışma Sermayesi = Dönen Varlıklar - Kısa Vadeli Borçlar

Eğer bu sonuç negatif çıkarsa buna “Net Çalışma Sermayesi Açığı” (Negatif Çalışma Sermayesi) denir.

Likidite: Bir varlığın istenildiği zaman gerçek değerinden nakde dönüştürülme özelliğidir.

Çalışma Sermayesinin Özellikleri

a-) Çalışma sermayesi unsurları bölünebilir.

b-) Çalışma sermayesi unsurları kısa vadeli ve likittir.

c-) Çalışma sermayesi unsurları hareketliliği fazladır.

d-) Unsurlar birbirleriyle ilişkilidir. (Nakit stoğa dönüşebilir.)

e-) Çalışma sermayesi kararları kısa zamanda revize edilebilir.

f-) Çalışma sermayesine yapılan yatırımlarının işletmenin risk derecesine etkisi sınırlıdır.

Çalışma Sermayesi Çeşitleri

Sürekli Çalışma Sermayesi: (Sabit çalışma sermayesi) İşletme faaliyet­lerinin en üst düzeyde bulunması halinde faaliyetlerin aksamadan yürütülmesine olanak sağlayan minimum dönen varlıklar toplamıdır.

İşletmenin faaliyet hacmi genişledikçe sürekli çalışma sermayesi ihtiyacı artar.

Değişken (Geçici) Çalışma Sermayesi: İşletmelerin mevsimlik ve devresel dalgalanmalar sonucu sürekli çalışma sermayesinden ayrı olarak ihtiyaç duydukları çalışma sermayesidir.

Geçici bir özellik taşıdığı için kısa vadeli kaynaklarla finanse edilmelidir.

Olağanüstü Çalışma Sermayesi: İşletmelerin yangın, grev, savaşlar gibi olağanüstü durumlarda karşılaştıkları güçlükleri kısmen gidermek için bulundurduktan çalışma sermayesidir. Bu tür risklerin önlenmesi için karların fazla olduğu dönemlerde daha fazla yedek akçe ayrılır, karlar işletmede bırakılır.

 

Çalışma Sermayesi Döngüsü

Açıklama: http://acikogretimx.com/resimler/konu_anlatimlari/finansalyonetim/faaliyet_dongusu.png

Çalışma Sermayesi Yönetiminin Önemi

Çalışma sermayesi işletmeler için birçok konuda önemlidir. Bunlar;

İşletmenin tam kapasiteyle çalışması (üretimin kesintisiz devam edebilmesini)

İş hacminin genişletilebilmesi

Yükümlülüklerinin karşılanamama riskinin azalması (borçların zamanında ödenmesini)

Kredi değerliliğinin artması

Olağanüstü durumların mali durumunu olumsuz etkilememesinin önlenmesi

Faaliyetlerin verimli şekilde yürütülmesini sağlaması

 

Bunların dışında;

Çalışma sermayesi yönetimi finans yönetici­lerinin büyük zamanını alır.

Aktif toplamı içinde önemli yer tutar.

Satışlarla çalışma sermayesi arasında doğru yönlü ilişki vardır.

Özellikle küçük işletmeler açısından önemlidir. Çünkü kredi almakta zorlanan bu işletmeler çalışma sermayesinin düzeyini iyi ayarlayarak işletmenin risk seviyesini düşürmek isterler.

Çalışma Sermayesi Yeterliliğinin Analizi

  • 1.       İşletmenin ve sektörün niteliği
  • 2.       İmalat süresi
  • 3.       Satılacak malların birim maliyeti, satış hacmi
  • 4.       Stok ve alacak devir hızı
  • 5.       Dönen varlıkların değerinde düşme olasılığı
  • 6.       Konjonktür
  • 7.       Satışların mevsimlik olup olmaması
  • 8.       Kullanılan teknoloji

 

Çalışma Sermayesi Yetersizliğinin Göstergeleri

  • 1.       Net işletme sermayesinin negatif olması
  • 2.       Borçların zamanında ödenememesi
  • 3.       Stokların talebi karşılayamaması
  • 4.       Müşteriye uygun vade tanınmaması
  • 5.       Gerekli girdilerin zamanında ve yeterlilikte sağlanamaması
  • 6.       Talep artışına karşılık iş hacminin genişletilememesi
  • 7.       Dış çevredeki gelişmelere uyum sağlanamaması

 

Çalışma Sermayesinin Yetersizliğinin Nedenleri

  • Zarar edilmesi

  • Olağandışı olaylar nedeniyle harcamaların artması

  • Yanlış kar dağıtım politikaları

  • Maddi duran varlık alınması

  • Sermayenin azaltılması

  • Uzun vadeli borçların Ödenmesi

  • Menkul değerlerin değerlerinin düşmesi

  • Alacakların vadesinde tahsil edilememesi

  • Senet ve stokların düşük değerle satılması

  • Girdi fiyatlarının yükselmesi

  • İş hacminin genişlemesi

 

Çalışma Sermayesi Yetersizliğini Gidermek İçin Alınacak Tedbirler

  • Uzun süreli kaynak sağlamak

  • Yeni krediler bulmak

  • Satış fiyatlarını yeniden uyarlamak

  • Alacak ve stok devir hızını artırmak

  • Üretim kapasitesini etkilemeyecek biçimde duran varlıkları azaltmak

  • Kısa vadeli borçları konsolide etmek (ertelenmesi)

  • Ödenmiş sermayeyi artırmak

  •  

Çalışma Sermayesinin Gereğinden Fazla Olması : Bu durum likiditeyi artırıp riski azaltır ancak karlılığı düşürür. Çalışma Sermayesinin Yeterli Olması : İşletmenin likiditesini artırıp, riskini düşürür ve kredi değerliliğini artırır. İşletmenin tam kapasite çalışmasını sağlar.

 

Çalışma Sermayesine Yatırım Politikaları

Açıklama: http://acikogretimx.com/resimler/konu_anlatimlari/finansalyonetim/calisma_sermayesine_yatirim_politikalari.png

Çalışma Sermayesinin Finansmanı

Finansmanın temel ilkesi dönen varlıkların kısa vadeli kaynaklarla, duran varlıkların ise uzun vadeli kaynak ve özkaynaklarla karşılanmasıdır. Aksi takdirde işletmenin riski artar.

Açıklama: http://acikogretimx.com/resimler/konu_anlatimlari/finansalyonetim/calisma_sermyes_finanslama_stratejileri.png

 

İhtiyatlı finanslama stratejisi: İşletmenin sahip olduğu tüm varlıklarının uzun vadeli kaynaklarla finanse edilmesidir. Bu stratejide amaç riski en düşük düzeyde tutmaktır. Ancak uzun süreli kaynakların maliyeti yüksek olduğu için karlılık da çok düşüktür.

Atılgan (Atak) finanslama stratejisi: Duran varlıkların uzun vadeli kaynaklarla dönen varlıkların ise kısa vadeli kaynaklarla finanse edilmesidir. Bu yaklaşımda risk oldukça fazladır. Ancak kısa vadeli kaynak maliyeti genelde düşük olacağından dolayı özkaynak verimliliği yüksektir. Ekonomide durgunluk varsa, işletmenin satışları düşüyorsa bu strateji işletmeyi mali açıdan zor durumda bırakır.

Dengeli Finanslama Stratejisi : Likidite riski düşüktür (borçların ödenmeme riski), Kaynak maliyeti yüksektir. Karlılık düşüktür.

 

Kısa Vadeli Borçların Üstünlükleri

-  Daha kolay ve daha hızlı şekilde sağlanır, prosedürü azdır.

- Küçük işletmeler kolaylıkla temin edebilir.

- Mevsimsel ya da konjonktürel hareketliliği fazla olan ekonomilerde daha avantajlıdır.

- Kısa vadeli borçlanmanın maliyeti yani faiz oranları daha düşüktür.

Kısa Vadeli Borçların Dezavantajları

- Kısa vadeli borçlanmalarda risk çok yüksektir.

- Değişken faizli olması, ekonomideki olumsuz durum işletmenin kısa vadeli borç faizlerini artırabilir.

- Olumsuz ekonomik koşullarda temin edilmesinin zorlaşması

- işletmenin kısa vadeli borç kullanımının işletmenin kredi değerliliğini azaltarak iflasa kadar sürükleyebilmesidir.

 

Ünite – 7

Nakit ve Benzeri Varlıklar

Nakit ve benzeri varlıkların yönetiminin temel amacı, işletmenin nakit açığı vermesi durumunda bunu karşılamak, fazla vermesi halinde ise bunu çeşitli finansal varlıklarda değerlendirdiği varlıklardır.

Açıklama: http://acikogretimx.com/resimler/konu_anlatimlari/finansalyonetim/image077.png

Hazır Değerler

Nakit olarak kasada veya bankada bulunan varlıklar ile normal koşullarda enaliyet dönemi içinde paraya çevrilen veya tüketilen varlıklardır.

Hazır değerler grubunda;

  • Kasa (Ulusal ve yabancı paralar)
  • Alınan çekler (ciro edilmemiş, tahsil için bankaya verilmemiş ve vadesi bir yılın altında olan)
  • Bankalar (Yurtiçi ve yurtdışı banka hesapları)
  • Diğer hazır değerler (damga, posta pulu, vadesi gelmiş tahvil kuponu vb gibi.)

yer alır.

Menkul Kıymetler

Ortaklık veya alacaklılık hakkı sağlayan, belli bir meblağı temsil eden, yatırım aracı olarak kullanılan, dönemsel getiri sağlayan, misli nitelikte seri halinde çıkarılan, ibareleri aynı olan kıymetli evraktır.

Menkul kıymetler grubunda;

  • Hisse senetleri
  • Özel kesim tahvil, senet ve bonoları
  • Kamu kesimi tahvil, senet ve bonoları
  • Diğer menkul kıymetler (Repo, finansman bonosu, katılma belgeleri, mevduat sertifikaları, varlığa dayalı menkul kıymet, yatırım fonları altın, gümüş gibi değerli eşyalar vb. gibi)

yer alır.

Nakit Yönetimi : Nakit yönetiminin temel amacı likidite ile işletmenin uzun vadeli karlılığı arasında denge kurmaktır.

Likidite amacı için, doğru kesin ve zamanında yapılmış tahmin ve raporlama sistemi, nakit toplama ve harcama sistemlerinin belirlenmesi gerekir. Karlılık amacı için de nakit gereksinimini en aza indirmek, paranın nereden ve nasıl sağlanacağını belirlemek, fonlardan riski de dikkate alarak en yüksek getiriyi sağlamak gerekir.

Nakit Yönetiminin Amaçları ve Kararları : Nakit yetersizliği işletmenin yükümlüklerinin yerine getirilememesi (borçların ödenememesi) riskini artırırken gereğinden fazla nakit ise karlılığı olumsuz etkiler. Etkin bir nakit yönetimi için ilk adım nakit akış tahminleridir. Bu amaçla nakit bütçesi kullanılır.

İşletmelerde Nakit Bulundurma Amaçları

  1. İşlem amacı: Günlük, olağan faaliyetlerin sürdürülmesi amacıyla elde bulundurulan paradır. Stok alımı, vergiler, ücretler, kar payı, faiz ödemeleri gibi.
  2. Tedbir (ihtiyat) amacı: Beklenmeyen, olağanüstü harcamaları karşılamak için elde utulan paradır. Nakit girişinin kesin bilinememesi, tahsilatın zamanında yapılamaması bunu gerekli kılar.
  3. Spekülasyon amacı: Gelecekle ilgili beklentiler doğrultusunda fiyat, faiz ya da döviz kurundaki değişmelerden gelir elde etme amacıyla elde tutulan paradır.

 

Para piyasası: Kısa vadeli fon arz ve talebinin karşılaştığı piyasadır. Örneğin, Tahtakale döviz piyasası gibi

Sermaye piyasası: Uzun vadeli fon arz ve talebinin karşılaştığı piyasadır. Örneğin, IMKB gibi.

Nakit Bulundurmayı Etkileyen Faktörler

  • İşletmenin beklenen nakit akımları
  • Nakit akımlarının muhtemel sapması
  • Yeni bir yatırım yapılması, yüklü bir miktarda alım yapılması
  • Borçların yapısı (vade ve zaman dağılımı)
  • Acil ihtiyaçlarını karşılayabilmek için borçlanma kapasitesi
  • Alış ve satış koşulları
  • Alacak devir hızı, tahsil süresi
  • Stok miktarı ve devir hızı
  • Borçların konsolide edilebilme imkanı (vadesi gelen borcun uzun süreli vadeye uzatılmasına konsolidasyon denir)
  • Sektördeki rekabet
  • Üretim girdilerindeki çeşitlilik
  • Para ve sermaye piyasalarının gelişmişliği

Nakit Bulundurmanın Faydaları

  • Günlük ödemeler eksiksiz karşılanır
  • Alışlarda peşin iskontosundan yararlanılır
  • Kolay kredi temin edilir
  • Karlı yatırım fırsatları değerlendirilir

 

Nakit Bulundurma Maliyetleri (Zararları)

  • Özellikle enflasyonun ve faiz oranlarının yüksek olduğu dönemlerde elde tutulan nakit değer kaybına uğrar. Repo gibi faiz getirisi elde edilemez.
  • Nakit değer bulundurmak yerine borçların ödemesi yapılsa faiz giderlerinden kurtulunur.
  • Nakit tutmak bankalarla olan ilişkileri zayıflatır.
  • Fazla nakit gereksiz harcama yapma psikolojisine soka­bilir.

Nakit Yetersizliğinin Olumsuz Sonuçları

  • Günlük giderler yapılamaz. (Ücret, elektrik, telefon, su fatu­raları, vadesi gelen banka kredileri)
  • Kredi değerliliği azalır
  • Nitelikli personel bulunamaz, gecikme cezalan, temerrüt faizleri ödemek
    zorunda kalınır
  • Karlılık düşer
  • İşletmenin piyasa değeri düşer

Nakit Yönetiminde Etkinliği Artırabilecek Önlemler

  • Satışlar peşin yapılabilir.
  • Müşteri ödemelerini kolaylaştırıcı önlemler alınabilir.
  • Hesaplar belirli banka ve şubelerde toplanabilir.
  • Banka çekleri hızla tahsil edilebilir.
  • Alacaklar için gecikme faizi uygulanabilir.
  • Alacaklar çek ve senede bağlanabilir.
  • Mevsimi ve modası geçen mallarda indirimli ve hediyeli satışlar yapılabilir.
  • Ödemeler belli günlere toplanabilir.
  • Ödeme yetkisi belli kişilere verilebilir.

Nakit bütçeleri hazırlanarak nakit hareketleri kontrol altında tutulabilir

Nakit Benzeri Varlıkların Yönetimi : Nakit benzeri varlıklar; gelir elde etmek amacıyla kısa süreli geçici olarak yapılan menkul kıymet yatırımlarıdır.

Nakit Benzeri Varlık Yatırımında Dikkate Alınacak Faktörler : Vade, Risk, Likidite, Getiri, Vergilendirme

Risk : Sistematik riskler ekonominin, işletmelerin tümünü etk­ileyen risklerdir. Bunlar faiz oranı, enflasyon ve piyasa (pazar) risk­leridir. Bunlardan korunmak mümkün değildir. Sistematik olmayan riskler ise finansal aracı çıkaran işletmelere özgü risklerdir. Bunlar portföy çeşitlendirmesi yoluyla giderilebilir.

 

 

Açıklama: http://acikogretimx.com/resimler/konu_anlatimlari/finansalyonetim/image078.png

Geçici Amaçla Yatırım Yapabilecek Finansal Yatırım Araçları

Hisse Senetleri: Anonim ortaklıkların ihraç ettikleri, ortaklığın sermaye payını temsil eden kıymetli evrak niteliğindeki menkul kıymettir. Hisse senetlerinin pazarlanabilme özelliği kazanabilmesi, fiyatın serbestçe oluşabilmesi için borsalara kota olması gereklidir.

Kamu Kesimi Borçlanma Senetleri

  • Hazine Bonosu: Hazine tarafından vadesi en fazla 1 yıl olarak çıkarılan ve iskontolu fiyattan işlem gören borçlanma senet­leridir.
  • Tahvil: Devletin en az 1 yıl ve daha fazla vadeyle ödünç para bul­mak amacıyla itibari kıymetleri eşit ibareleri aynı olmak üzere çıkardıkları borç senetleridir.

Anonim ortaklıkların çıkaracakları tahvillerde vade en az 2 yıl olmalıdır.

Bono piyasası likit bir piyasadır, istenildiği zaman alınıp satılabilir. Hazine bonolarının ve devlet tahvillerinin ödenmeme riski yoktur. Bunların taşıdığı en önemli risk faiz oranı değişim riskidir.

Repo: Herhangi bir sabit getirili menkul kıymetin belli bir süre sonunda önceden tespit edilmiş şartlarda geri alma taahhüdünde bulunarak satılmasıdır. Geri satmak üzere satın alınmasına ise ters repo denir. Repo getirisi basit faizle hesaplanır.

Yatırım Fonu: Halktan katılma belgeleri karşılığında toplanan paralarla belge sahipleri hesabına riskin dağıtılması ilkesi ve inançlı mülkiyet esaslarına göre sermaye piyasası araçları ile kıymetli maden portföyü işletmek üzere kurulan mal varlığıdır.

A tipi fonlarda en az % 25 hisse senedi bulunur. Riski daha yüksektir. B tipi fonlarda ise % 25′den az hisse senedi vardır. Fonların fiyatı günlük olarak içeriğinde yer alan varlıkların fiyat değişimlerine bağlı olarak değişiklik gös­terir.

 




Bir önceki konu başlığımıza göz atmak isterseniz tıklayınız : İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Ders Notları




    Yorumlar...
    (Toplam 2 yorum var.)


    Sayfa: 1

    Bu yorumu gerçekten şikayet etmek istiyor musunuz ???


    Bir sebep belirtmek isterseniz alttaki kutucuğa yazabilirsiniz...




    Pencereyi Kapat...
  1. 06.11.2017 10:23
    lavinya


    Misafir




    çok güzel açıklanmış ben paradan hayatımda anlamadığım halde anladım. 


  2. 06.11.2017 10:41
    lavinya


    Misafir




    3 den iki dersim kalmış onları da versem bir dersim kalıyor ales’e girmek için. Tüh ya!..


Sayfa:1


Yorum Yazın